KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13892 E., 2010/5434 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.07.2008 tarih ve 2006/91-2008/256 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekil, müvekkiline ait konutun davalı nezdinde sigortalı olduğunu, primin ödenerek sorumluluğun başladığını 20.09.2005 tarihinde konutunda hırsızlık meydana gelmesine rağmen sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, 25.035,00 TL hasar bedelinin temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının talebinin fahiş olduğunu, talep edilen hasarın büyük kısmının teminat dışında olduğunu, davacının çalındığı iddia ettiği nakit para ve altınlarının kendisine ait olduğunu ispat etmesi gerektiğini, hasarın 1.270,00 TL'lık kısmının teminat kapsamında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından sigortalanan davacıya ait konuttan yapılan hırsızlık sonucu 10.000 USD ile 13.250,00 TL değerinde eşyanın çalındığı, meydana gelen hasarın teminat kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 22.365 TL 'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13892, K. 2010/5434, 17 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama