KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13978 E., 2010/9860 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
718 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.04.2008 tarih ve 2006/670-2008/88 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.10.2010 gününde davacı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin giyim eşyaları, deriden mamul ve sair aksesuarlar ile kozmetik ve parfümeri ürünlerinin üretimini ve pazarlamasını yapan dünyaca tanınmış şirket olduğunu, Avrupa'nın birçok ülkesinde tescilli olan "ROCCO BAROCCO" markasının Türkiye'de de 155285 sayı ile müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı şirketin "ROCCO BAROCCO" ibaresini 98/011876 sayı ile kendi adına tescil ettirdiğini, davalının bu markanın özellikle 14 ve 25. sınıflarına giren emtialar için ve aynı yazı karakteri ile kendi adına tescil ettirmesinin kötü niyetli olduğunu ve haksız rekabet yarattığını iddia ederek,
davalı adına 98/011876 sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğünü, "roccobarocco" ve çok yakın benzer markalar ile tanıtma vasıtaları kullanmak suretiyle yapılan imalat ve satışların önlenmesini, satışa arz edilen emtiaların toplatılmasını ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, "Rocco Barocco" markasının 148896 sayı ile 18.11.1993 tarihinden geçerli olmak üzere tescil edildiğini, dava tarihinden itibaren geriye dönük olarak 5 yıllık süreden çok daha önce tescilin yapıldığını, müvekkilinin "Rocco Barocco" markasını 556 Sayılı K.H.K. hükümlerine uygun biçimde devraldığını ve kötü niyetli olmadığını, hükümsüzlüğü talep edilen tescil belgesindeki emtialar ile ilgili olarak markayı tanınmış hale getirenin müvekkili olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, 155285 sayılı ve "roccobarocco" ibareli markanın 3, 10, 25. sınıflarda İtalya tabiyetinde bulunan davacı şirket adına 26/09/1994 tarihinde tescil edildiği ve 998/011876 sayılı "roccobarocco" ibareli markanın ise 7, 11, 14, 16, 25. sınıflarda 26/08/1998 tarihinden itibaren davalı şirket adına tescil olunduğu,
dosyaya sunulan İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2004/39 Esas-742 Karar sayılı kararında davacı adına daha önce tescil edildiği anlaşılan “roccobarocco” isimli markanın Paris Sözleşmesi'nin 1. mükerrer 6. maddesi ve 556 sayılı K.H.K.'nin 7/1-ı maddesi gereğince tanınmış marka statüsünde olduğunun kabul edildiği ve kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından onandığı, bu nedenle de "roccobarocco" markasının sektörde tanınmış marka olduğu konusunda kuşku bulunmadığı, davalının ıslah yoluyla ileri sürdüğü dava zamanaşımı iddiasının da, davacı markasının tanınmış marka statüsünde olması,
davalı tarafın sektörde bu markayı bilmediği yolundaki iddiasının kabul edilemez nitelikte olması ve bu halde de tescilin kötü niyetli olması sebebiyle 5 yıllık dava zamanaşımının uygulanamayacağı, 556 sayılı K.H.K.'nin 9 ve 61. maddelere aykırı davrandığı,
bu suretle kullanımı davalının T.P.E. nezdinde yaptırdığı tescile dayalı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı markasına iltibas oluşturan davalı adına tescilli 98/011876 sayılı "ROCCO BAROCCO" ibareli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, diğer taleplerin reddine, karar kesinleştiğinde özetinin ülke genelinde yayınlanan yüksek tiraja sahip gazetelerden birinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle bir kez ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile hüküm özetinin gazetede ilanına karar verilmiştir. Ancak, 556 sayılı KHK.nin 72 nci maddesi uyarınca hüküm özetinin ilanı salt marka hakkına tecavüz durumlarında mümkünken yazılı şekilde hükümsüzlüğe ilişkin kararın ilanına hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK. 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13978, K. 2010/9860, 7 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama