KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/14014 E., 2010/8429 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Adana Asliye 3.Hukuk Mahkemesi
- Birleşen dava
- Adana Asliye 3.Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2005/400 E
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.05.2008 tarih ve 2005/298-2008/187 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “... Pizza” ve “...” unvanları altında faaliyet gösteren restoranların isim hakkı sahibi olduğunu ve “...
Pizza” ibaresinin müvekkili adına tescilli bulunduğunu, davalı şirket ile Adana’da M1 Tepe Alışveriş Merkezinde faaliyet göstermek üzere 01.03.2001 tarihinde franchise sözleşmesi yapıldığını, ancak davalının sözleşmeden kaynaklanan ödeme yükümlülüklerini yerine getirmeyerek sözleşmeye aykırı davrandığını, bu nedenle müvekkilinin akdi feshettiğini, fesih bildiriminde bulunulmasına rağmen davalının haksız bir şekilde “...
Pizza” ve “...” marka ve ticari isimlerini kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek asıl davada, müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerin durdurulmasına, haksız rekabetin önlenmesine, tecavüz teşkil eden eylemlerin ortadan kaldırılmasına,
davalının haksız kullanımı nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarar karşılığı olarak yargılama sırasında yapılan ıslah sonucu 1.292,32 YTL ile bu miktara ürünün satışında markanın ekonomik bakımdan önemli bir katkısının bulunması nedeniyle kazancın hesaplanmasında makul bir payın daha eklenerek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, kararın gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş,
birleşen davada ise müvekkili ile davalı arasında yapılan franchise akdinin yürürlükte olduğu 01.03.2001-21.05.2004 tarihleri arasında davalının sözleşme uyarınca ödemesi gerekirken ödemediği isim hakkı ödemeleri ve reklam katkı bedellerinden sorumlu olduğunu ileri sürerek, yapılan ıslah sonucu 71.796,16 YTL’nin sözleşmenin ödemelere ilişkin maddesi uyarınca ilk gün için % 10, takip eden günler için yıllık % 180 olacak şekilde faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin ... Pizza’nın isim hakkı sahibi olduğu, davacı ile davalı arasında imzalanan franchise akdinin davacı şirket tarafından davalıya gönderilen 21.05.2004 tarihli ihtarname ile sona erdirildiği, feshin haklı olup, davalı şirketin fesih tarihi olan 21.05.2004 tarihinden sonraki kullanımının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği,
davacının lisans sözleşmesi uyarınca davalı şirketin ödemediği 01.03.2001 ile 21.05.2004 tarihleri arasındaki isim hakkı ödemelerini ve reklam katkı paylarını isteme hakkının olduğu gerekçesiyle asıl davada haksız rekabetin önlenmesi ve tecavüz eyleminin ortadan kaldırılmasına ilişkin istemlerin dava açıldıktan sonra davalının işyerini tahliye ederek müdahalesinin sona ermesi nedeniyle konusu kalmayan bu davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının kullanım nedeniyle zarar davasının kabulü ile 1.297,37 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan alınmasına,
kararın gazetede ilanına, birleşen davada ise ıslah ile artırılan 71.796,16 YTL alacaktan davacı tarafından ödendiği kabul edilen 7.689,40 YTL’nin mahsup edilerek kalan 64.107,70 YTL’nin hükümde yazılı olduğu tarihlerden sözleşme hükmü uyarınca ilk gün için % 10, takip eden tarihten itibaren ise yıllık % 180 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/14014, K. 2010/8429, 15 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama