KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/14049 E., 2010/5782 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.07.2008 tarih ve 2007/434 - 2008/69 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin "İSTİKLAL" ibaresini 33. sınıfta alkollü içkileri kapsayan mal/hizmet sınıfında tescil başvurusunda bulunduğunu, İstiklal isminin İstanbul ilinin eğlence sektörü ile ilgili ünlü bir semti olduğu ve İstanbul iliyle birlikte anıldığını ve coğrafi kaynak belirttiğini, 556 sayılı KHK’nin 7/1-a,c,f maddeleri gereğince marka olarak tescil edilemeyeceği gerekçesi ile yaptıkları itirazın TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nca nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, dava konusu marka tescil başvurusu ile ilgili alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, tescili istenen marka ile kullanılacağı emtia arasında 556 sayılı KHK'nin 7/1-a,c,f maddeleri anlamında bir bağlantı bulunmadığını, "İSTİKLAL" sözcüğünün değişik anlamlara geldiğini, sadece İstanbul'un bir semti anlamında olmayıp, asıl anlamının bağımsızlık olduğunu, ayrıca İstanbul'daki İstiklal Caddesinin sadece eğlence merkezi sayılamayacağını, sözcüğün marka olarak tescilinde bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, 556 sayılı KHK'nin 7/1-f bendinde de "mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markalar"ın tescil edilemeyeceğinin belirtildiği, aynı kararnamenin 5. maddesinde nelerin marka olabileceğinin düzenlendiği, bu maddede il, ilçe yada bilinen yer adlarının marka olarak tescil edilemeyeceğinin belirtilmediği, davalı şirketin "İSTİKLAL" sözcüğünü (33) alkollü içkiler emtiasında tescil ettirmek istediği, bu sözcüğün anılan emtia açısından cins, çeşit, vasıf, kalite, coğrafi kaynak bildirmediği, 556 sayılı KHK'nin 7/1-c maddesine aykırı olmadığı,
"İSTİKLAL" sözcüğünün tescil ettirilmek istendiği emtia sınıfı yönünden mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak nitelikte bulunmadığından anılan Kararnamenin 7/1-f maddesine de aykırı olmadığı, "İSTİKLAL" sözcüğünün günlük hayatta bağımsızlık anlamında kullanıldığı, akla ilk gelenin İstanbul - Beyoğlu İstiklal Caddesi olmadığı, markanın üzerinde kullanılacağı emtianın sadece İstanbul İstiklal Caddesinde satılacak bir ürün olmadığı, bu nedenle ürün üzerinde istiklal markasını gören tüketicinin aklına ilk gelecek olanın İstiklal Caddesi olacağı kanaatinin oluşmadığı,
"İSTİKLAL" sözcüğünün üzerinde kullanılacağı ürünle uzaktan yakından bağlantısı olduğunun söylenemeyeceği, kullanılacağı ürün üzerinde ayırt ediciliği çok yüksek olan bir marka olduğu gerekçesiyle YİDK kararının iptaline ilişkin davanın ve davalı şirkete ait "İSTİKLAL" ibareli marka tescil edilmiş olduğundan hükümsüzlüğüne ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/14049, K. 2010/5782, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama