KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/14073 E., 2010/5702 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/06/2008 tarih ve 2006/302-2008/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kuyumculuk altın ve gümüş takı üretim ve satışı işi ile uğraşan müvekkilinin marka ve tasarım tescillerinin bulunduğunu, tasarım tescili ile korunan bazı ürünlerinin davalı tarafından taklit edilerek satışa sunulduğunun öğrenilmesi üzerine tespit yaptırdığını, yapılan tespit sonucunda müvekkilinin 6685 nolu, 6499 nolu ve 5059 nolu tasarımlarının ve 6020 nolu tasarımının benzerlerinin davalı tarafından satıldığının belirlendiğini ileri sürerek, müvekkili adına kayıtlı tasarımlarının kopyalarının satışa sunulması şeklindeki davalı tecavüzün tespitini, durdurulmasını ve önlenmesini, bu tasarımların kopyalarına el konularak imhasını ve 15.000 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekilinin davacının markasına ve tasarımına bir tecavüzünün bulunmadığını, imalat yapmayıp sadece alım satım yapan bir esnaf olduğunu, tespit sırasında müvekkilinin mağazasında bulunan bir kısım ürünlerin müşteriler tarafından değiştirilmek yenilenmek yada takas amacıyla getirilen ürünler olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile davalının satışını yaptığı ürünlerden "bufalo boynuz bilezik" adlı modelin, davacının 1999 006020 tescil numaralı çoklu tasarım tescil belgesindeki 4 nolu tasarım tescilinden kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturması nedeniyle bu tecavüzün tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, aynı tasarımın uygulandığı varsa diğer bileziklere el konularak imhasına, takdiren 1.000.YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline,hükme konu tasarım tescil belgesi dışında kalan diğer tasarımlarla ilgili istemler ile hükme konu tasarım yönünden fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her ne kadar hüküm tarihinden sonra Anayasa Mahkemesi'nin 05.02.2009 gün 2005/57 esas 2009/19 sayılı kararı ile 554 sayılı KHK.'nın 48 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin Anayasaya aykırı olduğuna karar verilmiş ise de, anılan KHK.'de 17 ve 49 ncu madde hükümlerinin varlığını koruması karşısında, anılan iptal hükmünün işbu derdest davanın sonucuna etkili olmayacağının anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece davacıya ait 1999/6020 sayılı çoklu tasarım tescil belgesindeki 4 nolu tasarımın uygulandığı bilezikler varsa el konularak imhasına da karar verilmiştir.
Davalı tarafça satışı yapılan ve söz konusu tasarım tecavüz oluşturan "bufalo boynuz bilezik" ürününün ziynet eşyası niteliğinde olduğu gözetilerek 554 sayılı KHK'nın 49/1-(f) bendine göre el konulacak ürünlerin şekillerinin değiştirilmesi suretiyle tasarımdan doğan haklara tecavüzün önlenip önlenemeyeceği hususunda bilirkişilerden görüş alınarak tecavüzün bir başka şekilde giderilmesinin mümkün olmaması halinde ürünlerin imhasına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu el konulacak bileziklerin imhasına karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/14073, K. 2010/5702, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama