KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/14097 E., 2010/10120 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.06.2008 tarih ve 2007/12-2008/179 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.10.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, stok fotoğraf CD’leri üreten ve satışını yapan davacının, “meyveler” konulu Hak Foto CD’sinin telif hakkını almak için Kültür Bakanlığı’na yaptığı başvurunun 19.11.1997 günü kabul edildiğini, davalının, satışa sunduğu meyve suyu şişelerinde, organik besin takviyeli adlı broşürlerde ve ürün etiketlerinde izinsiz kullanmak suretiyle FSEK’na aykırı hareket ettiğini, fotoğrafları ürünlerinde lisansız reklam aracı olarak kullanıp, bu yolla satış yaparak haksız kazanç elde ettiğini her yerde görülen fotoğraflar olarak algılandığı için davacının satışlarında 4-5 yıldır düşüş yaşandığını ileri sürerek,
haksız rekabetin tespiti ile önlenmesini istemiş, dava dilekçesindeki “haksız rekabet nedeniyle doğan maddi zararın ortadan kaldırılması” talebinin, kullanımının ref’inin talep edilmesi anlamına geldiğini 19.06.2008 tarihli oturumda açıklayarak, bunun da karar altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talep sonucuna göre Mahkemenin görevli olmadığını, sadece bilirkişi ve benzeri emtia imalatı ve satışı işi yapan müvekkili şirketin metro mağazaları adına fason (markasız) olarak üretim yaptığının gıda üretim sertifikasında yazılı olduğunu, ambalaj ve üzerindeki resimle doğrudan ilgilerinin bulunmadığını, haksız rekabet oluşturan bir eylemlerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının CD’nden bilirkişinin çoğalttığı “incir” fotoğrafının fotoğraf çekenin estetik yaklaşımını ve sanatsal hususiyetini göstermemesi nedeniyle FSEK’nun 4/5 madde anlamında fotoğrafik eser olmadığı,
ancak böyle bir fotoğrafın FSEK’nun 84/3 ncü maddesi uyarınca, haksız rekabet hükümlerine göre korunması gerektiği, fotoğrafın niteliğini ve buna göre uygulanacak yasa maddesini belirlemek bakımından bu davaya bakmakla mahkemenin görevli olduğu üzerinde davacının unvanı yazılı CD’nin içindeki fotoğrafların davacıya ait olduğunun kabulü gerektiği, “TİP” markalı meyveli kek ambalajı üzerindeki etiketin davalı şirket için alınan üretim izin belgesindeki bilgileri içerdiği, bu durumda ambalajı davalının ürettiği ürünlerinde kullandığı, davalının dayandığı desen tasarım tescilleri içerisinde “încir” görüntüsünün bulunmadığı,
davalıya ait üretim sertifikası çerçevesinde yapılan üretimde kullanılan etiketlerden davalının hukuki sorumluluğunun bulunduğu, fason olarak başkası adına üretim yapıldığına ilişkin savunmaya bu nedenle itibar edilemeyeceği, davalının eyleminin FSEK’nun 84. maddesi yollamasıyla TTK’nun 56 vd. maddelerine uyan haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalının “Tip meyveli kek – Net 40 gram” ibaresini taşıyan gıda ambalajlarında yer alan davacıya ait “incir” resminin kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve bu kullanımın men’ine ve ref’ine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/14097, K. 2010/10120, 12 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama