KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/14186 E., 2010/10147 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Tavas Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.06.2008 tarih ve 2007/489 - 2008/172 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.10.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların Büyükoğlu (eski ismi ...) Lokanta ve Dinlenme Tesisleri'nin işletme hakkının devri konusunda anlaştıklarını, buna göre davalının (50.000) TL'nı sözleşme anında (200.000) TL'nı ise 31.07.2007 tarihine kadar ödemesi gerektiğini, ancak müvekkiline toplam (11.127) TL ödediğini ileri sürerek, şimdilik (188.873) TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşınmazın 22.09.2003 tarihinde davacı tarafından tüm müştemilatı ile birlikte müvekkiline satıldığını, üzerindeki işletmenin ise davacı tarafından bedeli karşılığında çalıştıracağının kararlaştırıldığını, davacının 1 yıl işlettiği halde bedelini ödemediğini, bu yerin daha sonra başka kişilerce işletildiğini, ancak davacının taşınmazın bir kısmında oturmaya devam ettiğini, dava konusu sözleşmenin de müvekkilinin okuma - yazma bilmemesinden yararlanan davacının bu yeri tahliye edeceğini ve sözleşmenin bunun için olduğunu söylemesi üzerine imzalandığını, sözleşme tarihinde davacının taşınmaz üzerinde işletme hakkı dahil hiçbir hakkının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılark, dava konusu 05.09.2005 tarihli işletme devir sözleşmesinin senet hükmünde olduğu, davacının bu sözleşme ile işletmeyi terkettikten sonra bile davalının babası tarafından işbu davanın konusu olan borç için 04.09.2007 tarihinde (20.000) TL'nın ödendiği, davalının anılan belgelerin aksini ve senede dayalı alacaktan dolayı borçlu olmadığını eş değer bir delie kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın (168.873) TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının imzasını taşıyan 05.09.2005 tarihli işletme devir sözleşmesinin hata veya hile ile imzalatıldığının ispat edilememiş olmasına, bu durumda anılan belgede yazılı hususların aksinin kesin delillerle ispatının gerekmesine, yine davalının işlerini takip eden babası ... tarafından işbu davadan kaynaklanan alacak nedeniyle davacı vekiline davadan sonra 04.09.2007 tarihinde (20.000) TL.’nın ödenmiş bulunmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/14186, K. 2010/10147, 12 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama