KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/4134 E., 2010/280 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/11/2007 tarih ve 2006/294-2007/299 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.01.2010 gününde davacı avukatı ...geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “...” hizmet markasıyla 10.06.1998 tarihinden bu yana sağlık sektöründe faaliyet gösterdiğini, “...” markasının 06.04.2000 tarihinde de davacı adına tescil edildiğini, davalı şirketin müvekkili şirketin markasını “...” olarak ve aynı hizmet sektöründe tescilsiz olarak kullandığını, davalı eylemin müvekkili şirketin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, şimdilik davalının haksız kullanımının tespit ve men’ine, tabela, tanıtım ve reklam vasıtalarının, kaşe ve benzeri evrak ve antetli kağıtların, internet sayfası ve her türlü görselin müsaderesine, resmi dairelerdeki kayıtların silinmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 1995 yılından itibaren sağlık sektöründe faaliyet gösteren müvekkili şirketin “...” ismini de 1999 yılından itibaren kullandığını, müvekkili kullanımının daha önceki tarihe dayalı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, “...” ibaresinin ilk kez davacı tarafından kullanılmaya başlandığı, dolayısıyla ihdas edenin davacı olduğu, bu durumun hastanenin açılış ruhsatından anlaşıldığı, öte yandan “UMUT” kelimesinin hastane hizmetleri bakımından tanımlayıcı bir kavram olmadığından herkes tarafından kullanılabilecek serbest işaretlerden olduğuna yönelik itirazın da geçerli olmadığı, davalının “...” işaretini internet sayfasında bitişik ve aynı puntoda kullanmasına rağmen, diğer basılı evrakında “Yeni” kelimesini küçük, “Umut” veya “...” kelimelerini öne çıkartarak kullandığı, bu durumun davacının marka hakkına tecavüz sayılacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/4134, K. 2010/280, 14 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama