KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/4397 E., 2010/1442 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.12.2007 tarih ve 2005/787 - 2007/797 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı ve karşı davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.02.2010 gününde davacı ve karşı davalılar avukatı ... ile davalı ve karşı davacı ... gelip, diğer davacı ve karşı davalı ... tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra,
duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin ortağı iken müvekkilleri tarafından açılan dava sonucu davalının ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, kararın 10.06.2005 tarihinde kesinleştiğini ancak, davalının hissesine isabet eden pay bedelinin tesbit edilmediğini ileri sürerek, davalının şirket bünyesinde hissesine tekabül eden pay bedelinin tesbit edilmesine, belirlenen bu pay bedeli için tevdi mahalli tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ortaklıktan çıkarılan müvekkilinin payının tespitinde şirket ortaklığından çıkarılma davasının dava tarihinin esas alınması gerektiğini, bu tarihteki varlıkların da çıkarma kararının kesinleştiği tarihteki gerçek değerinin hesap edilmesi gerektiğini savunmuş ve karşı davasında ise, açıklanan şekilde tesbit edilecek miktardan fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik, 100.000 YTL'nın ortaklıktan çıkarma kararının kesinleştiği 10.6.2005 tarihinden itibaren şirket ve diğer ortaklardan payları nisbetinde tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ayrılma payının çıkma kararının kesinleştiği tarihin esas alınması gerektiği, çıkma kararının kesinleştiği tarihte de şirketin borca batık olduğu ve davalı-karşı davacıya ödenmesi gereken bir pay bedelinin olmadığı gerekçesiyle asıl dava bakımından karşı dava ile eda davası açıldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karşı dava yönünden ise kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı tarafından davacı-karşı davalı şirketin içinin boşaltıldığı iddiasının açılacak sorumluluk davası konusunu oluşturabilecek olmasına göre, davalı- karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/4397, K. 2010/1442, 9 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama