KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/4589 E., 2010/836 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.11.2007 tarih ve 2007/529-2007/676 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.01.2010 gününde davacı-karşı davalı avukatı ... geldi, davalı-karşı davacı vekili tebligata rağmen duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... Tıp Merkezi ibaresini 14.10.1997 tarihinde marka olarak tescil ettirdiğini, davalı tarafın da ... markasını kullandığını, müvekkilinin marka hakkına tecavüz edildiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ile markaya tecavüzün önlenmesine ve ayrıca 20.000,00 YTL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanında açılmadığını, marka hakkına tecavüz olmadığını, haksız rekabetin koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiş; karşı dava ile de davacı-karşı davalının ticari unvanında yer alan ... kelimesini sonraki bir tarihte marka olarak tescil ettirdiğini, böylece haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, davacı adına tescilli ... markasının sicilden terkinine, haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, ... sözcüğünün davacı-karşı davalının markasından daha önce davalı-karşı davacı adına müseccel olduğu için bu adın unvandan silinmesini talep hakkı bulunmadığı, davalı-karşı davacının müseccel markanın tescili aşamasında itiraz süresini kaçırdığı ve daha sonra da markanın iptalini ya da hükümsüzlüğü gerektiren bir neden bulunmadığı, haklarını karşılıklı olarak bilmeleri gereken tarafların dava haklarını 7 yıl sonra kullanmalarının bu eylemlere icazet verme anlamını taşıdığı ve talep haklarını düşürdüğü gerekçesiyle, asıl ve karşı davanın reddi ne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve asıl davada davalı- karşı davacının ... ibaresini hem ticaret unvanında ve hem de işletmekte olduğu hastanede işletme adı olarak davacıdan önce kullanmaya başlamış olduğunun belirlenmiş bulunmasına göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/4589, K. 2010/836, 26 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama