İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/4682 K.2010/1316

Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.02.2002 tarih ve 1998/1552-2002/43 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.01.2010 gününde…

Esas2008/4682Karar2010/1316Tarih5 Şubat 2010Okuma4 dk · 827 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2008/4682 E., 2010/1316 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Şubat 2010
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

827 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.02.2002 tarih ve 1998/1552-2002/43 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.01.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı, davalı şirketin anasözleşmesinin 12. ve 36. maddelerine istinaden kuruluşunda kurucu ortaklarına dağıtılabilir karlardan %10’nu vermek üzere 2000 adet kurucu hissesi çıkardığını, kendisinin de 10 adet kurucu hisse sahibi olduğunu, davalının 1996 yılı faaliyet karı olan 3.316.080.005.544.TL.den şirket anasözleşmesinin 36.maddesinin 2. bendinin b. fıkrası uyarınca kurucu hisse senetlerine verilmesi gereken kar payını ayırmadan karın bir kısmını sermayeye ilave etmek suretiyle ayrı bir hesaba aldığını,

bir kısmını da ileride sermaye sahibi ortaklarına dağıtmak veya sermayeye ilave etmek üzere kar yedekleri adı altında ayrı bir hesaba aldığını, oysa kârdan önce kurucu hisse payını ayırıp, kalanını sermaye sahibi ortaklara dağıtması veya fevkalede ihtiyatlara alması gerektiğini, davalı şirketin 1991 yılı sonuna kadar kurucu hisseler payının dağıtıldığını, 1991 yılından 1997 yılına kadar 7 yıl süre ile kârını ihtiyatlara aldığını sonra ihtiyatlarını sermayesine ilave suretiyle dolaylı olarak ortaklara dağıtıldığını, kuruculara hiç kârdan pay verilmediğini,

kurucu pay sahiplerinin alacaklı üçüncü kişi olduklarından genel kurul kararına da ihtiyaç bulunmadığını ileri sürerek,davalı şirketin 1997 yılında şirket bilançosu aktifinde bulunan iştirak ettiği şirketlerin hissesini satışından ve diğer kârından sahibi bulunduğu 10 adet kurucu hisse senedine ödenmesi gereken 1.280.284.000 TL.sı kar payı ve 342.345.000 TL. faizi ile toplam 1.622.629.000 TL.sının faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının müvekkili şirketin dava konusu dönemde görevli ve sorumlu murakıbı ve mali konularda baş danışmanı olduğunu, şirketin 1997 yılı genel kuruluna katılıp olumlu oy verdiğini, genel kurul kararının iptali için dava açmadığını, kesinleşen genel kurul kararı nedeniyle artık kâr dağıtımını talep edemeyeceğini, ayrıca kâr dağıtımına genel kurulun karar vermesi gerektiğini, esasen şirketin 1972 yılında kurulmuş olup aradan 26 yıl geçtiğini, kurucu paylara süresiz kâr payı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin kârın dağıtılmamasına dair 24.3.1998 tarihli genel kurul kararının iptalini talep etmediği, davalı şirketin emisyon priminin TTK.nun 466. maddesi gereği kanuni yedeklere ayrılacağı, iç kaynaklardan sermaye artırımına yol açan iştirak hisselerinin satışından elde edilen kazancın ticari kâr anlamında kabul edilemeyeceği ve TTK.nun 298. maddesinde öngörülen kazanç kavramına dahil olmadığı,

davalı şirketin 1997 yılı itibariyle fevkalade ihtiyatlara ayrıldığı kısım içinde genel kurulun kârın dağıtılmaması kararının iptali söz konusu edilmediği ve genel kurul kararının kesinleşmiş olması sebebiyle davacının sahibi bulunduğu kurucu senetlerin kâr payını talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı şirketin sahibi olduğu iştirak hisseleri satışından elde edilen tutarın şirketin ticari etkinliği sonucu elde edilen "safi kâr" olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Ancak, davacı taraf davada ticari etkinlik sonucu elde edilen 1997 yılı kârının da dağıtılmayarak fevkalede ihtiyatlara ayrılmasına karar verildiğini belirterek, bu tutara yönelik de tahsili talebinde bulunmuştur.

Dairemizin emsal nitelikteki kararları (2001/3163 E, 2001/4878 K) ve doktirinde de benimsendiği üzere (Bkz.Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, Güncelleştirilmiş 10 ncu Tıpkı Basım, s.676 vd.) kurucular ve bunların halefleri ile ortaklık arasındaki ilişki ortaklık bağı içermeyen bir sözleşme ilişkisi olduğundan genel kurul kararı veya tek taraflı anasözleşme değişikliği ile kurucu veya haleflerinin haklarının ortadan kaldırılması mümkün olmadığından genel kurulca kârın dağıtılmaması yönünde karar alınması ve bu genel kurul kararının iptali hususunda dava açılmaması bu açıdan neticeye müessir değildir. Zira, sözleşmenin taraflarından birinin alacağı tek taraflı bir kararla diğer tarafın haklarını ortadan kaldırması mümkün değildir.

Ancak, kurucu pay sahiplerini de ilgilendiren bir husus daha vardır ki o da şirketin varlığı, gelişmesi ve dolayısıyla ileride istikrarlı kâr dağıtılmasını temindir. Bu itibarla, şayet kârın yedek akçeye ayrılmaması halinde anılan hususlar tehlikeye düşer ise bundan kurucular da etkileneceğinden şirketin, kârın yedek akçe olarak ayrılmasının ortaklığın devamlı gelişimi için gerekli olduğunu kanıtlaması şartıyla kurucular da şirketten bir talepte bulunamayacaktır.

Bu itibarla, mahkemece davalı şirketin 24.03.1998 tarihli genel kurul toplantısında aldığı kararın şirketin devamlı gelişimi için uygun ve yararlı olup olmadığı, aralarında bu hususta uzman kişilerin de bulunduğu bir bilirkişi kurulu aracılığı ile incelettirilerek, davacının 1997 yılı kârına yönelik talebi buna göre değerlendirilmek gerekirken, yazılı gerekçelerle bu husustaki istemin de reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/4682, K. 2010/1316, 5 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/4682
Karar No
2010/1316
Tarih
5 Şubat 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2008/4684 K.2010/1378
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/4687 K.2010/2690
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/4696 K.2010/2691
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/4707 K.2010/1997
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2008/4708 K.2010/1380
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/4710 K.2010/1272

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.