KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/5129 E., 2010/1475 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.02.2008 tarih ve 2007/109-2008/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.02.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, iki numaralı davalının lisans hakkına sahip olduğu ve bir numaralı davalının adına 25.05.2005 tarihinde tescilli olan profil birleşim sistemi tasarımının, yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşımadığını, zira anılan ürünün davalılar tarafından 1998 tarihli lisans sözleşmesine konu olduğunu, Alman Patent Başvurusu rüçhanı ile yapılan WO 96/28662 nolu patent başvurusuna konu ürün resimleri ile aynı olduğunu, bunun yanında iki nolu davalının internet sitesinde PİLA sisteminin yeni olmadığını gösteren iş referanslarının bulunduğunu, kaldı ki, aynı tasarımın hükümsüzlüğü amacıyla ayrı bir davanın da açılmış olduğunu ileri sürerek, bir nolu davalı adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu tasarımın yanilik ve ayırt edicilik özelliği bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu tasarımın davacının sunduğu belgelerde görülen tasarımlardan küçük ayrıntı seviyesini aşacak biçimde farklı olması sebebiyle yenilik ve onlardan belirgin biçimde farklı olması sebebiyle de ayırt edicilik vasıflarını haiz bulunduğu, davacı dışında kişiler tarafından açılan hükümsüzlük davalarının bu davada varılacak sonucu değiştirmeyeceği, bu nedenle birleştirme ve bekletici mesele yapılmasının gerekmediği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/5129, K. 2010/1475, 9 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama