KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/5153 E., 2010/1135 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.03.2008 tarih ve 2006/357-2008/110 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.02.2010 gününde davalı avukatı ... gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin halı üretip yurt içinde kurduğu bayi ağları vasıtası ile satış yapmakta olduğunu, desen araştırmaları yapmak suretiyle yeni desenler yaratarak bunların tescilini alıp imalatta kullandığını, davalı şirket ise Klas adı altında bu tescilli desenleri kullanmak suretiyle halı üretimi yaparak toptan pazarlama yoluyla yurt çapında dağıtım ve satışını yaptığını,
müvekkili şirketin büyük yatırımlar yapıp ürettiği ve reklamını yaptığı halıları taklit ederek üreten ve müvekkilinin büyük pazar payından istifade ile bunların satışını yapan davalıların bu eyleminin 554 sayılı KHK 'nın 48. maddesine aykırılık teşkil ettiği, yapılan tespitte bir kısım halılara elkonulduğunu, diğer desenlerin infaz esnasında bulunamamış olmasının diğer desenleri üretmediği anlamına gelmeyeceğini, davalının reklam ve katalogunda diğer desenleri kullandığının sabit olduğunu ileri sürerek, davalı eyleminin endüstriyel tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet olduğunun tespiti ile tecavüzün durdurulmasına,
müvekkili şirketin haklarına tecavüz suretiyle üretilen ürünlerin ve bu ürünleri üretmeye yarayan araçlara el konulmasına, el konulan ürünler üzerine müvekkili şirket lehine mülkiyet hakkı tanınmasına, verilecek kararın ilanına, 10.000.YTL maddi, 240.000.YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekili, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, talep ettiği tazminatın fahiş olduğunu, davaya konu çizimlerde kullanılan desenlerin günlük hayatta herkesin rahatlıkla ulaşabileceği nitelikte çiçek ve Türk motifi olduğunu, davacı firmanın üretim kapasitesi, satış hedefleri, uluslararası boyutta düşünülünce ürünlerin dokunması, dokusu, malzemesi, esnekliği, itibarı ile bilgilenmiş kullanıcı tarafından fark edilebilecek ayrıcalıkta olduğunu, motif anlamda ürünlerin birbirinden tamamen ayrı olduğunu, müşteri pazarlarının sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının endüstriyel tasarım tescil belgesine konu ürünlerinin bire bir benzerlerinin davalı şirket tarafından klas markası ile üretilip piyasaya satışa arz edildiği,
davalı ürünlerinin davacının ürettiği ürünlere göre fahiş kalite farkı olup bu durumda davacı tarafından üretilen ürünlerin piyasadaki prestjine gölge düşürüp davacı şirketin sanki kalitesiz ürünü piyasaya sürdüğü kanısı uyandırabilecek bir davranış olup davacı firmanın gerek yurt içinde gerek yurt dışındaki satışına zarar vereceği, davacı şirketin maddi manevi kaybının olduğu gerekçesiyle, davalı eyleminin, davacının tescilli tasarımına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile vaki tecavüzün men'ine, el konulan halılar üzerinde davacı şirket lehine mülkiyet hakkı tanınmasına,
10.000,00.YTL maddi 20.000,00.YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/5153, K. 2010/1135, 2 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama