KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/5246 E., 2010/1443 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
948 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.11.2007 tarih ve 2007/66-2007/284 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.02.2010 gününde davacı avukatı ... geldi, davalı avukatı tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1998 yılında Norveç’te kurulan, Norveç artezyen suyunun şişelenmesi ve dağıtım işi ile uğraşan, VOSS GLASS, VOSS RED, VOSS SİLVER, VOSS BLUE markalı ürünlerini büyük oteller, lüks restoranlar, gurme mağazalarında pazarlayan, VOSS markalarının yaratıcısı, gerçek ve üstün hak sahibi şirket olduğunu, davalı şirketin pazarlama müdürü olduğunu belirten Jeffy Gülcan’ın şirketin Türkiye distrübütörü olmak için kendileri ile temasa geçtiğini, bu başvurunun kabul edilmediğini, davalının TPE nezdinde haksız çıkar sağlamak amacıyla VOSS kelime markasını 32.sınıf için tescilini sağladığını,
VOSS markasının Paris Konvansiyonuna üye pek çok ülkede tescilli olup, OHIM nezdinde 25 ülkeyi kapsayacak şekilde tescil edilmesinin yanı sıra, Avustralya, Amerika, İngiltere, Hong Kong gibi ülkelerde de 32.sınıfta tescilin gerçekleştirildiğini, davalı şirketin her nevi iplik imalatı alım-satım, ihracat ve ithalatını gerçekleştirmek amacıyla kurulmasına rağmen, markanın 32.sınıfta maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar, tonikler emtiasında tescilinin iştigal alanı ile uyuşmadığını, distrübütörlük talebi reddedildiği için tescilin sağlandığını, yayından haberdar olunmadığından başvuruya itiraz edilemediğini,
markanın tescil ettirildiğini VOSS kelime markası üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkili olması nedeniyle buna göre sağlanan korumanın ülkesel olmadığını, www.vosswater.com. alan adının müvekkili tarafından internette ticaret sırasında kullanıldığını, markanın Paris Konvansiyonunun 1.mükerrer 6.maddesi, TRIPS 16/2 ve 3.maddeleri, 556 Sayılı KHK ‘nın 7/1–i maddesi kapsamında tanınmış marka olarak kabul edilmesi gerektiğini, tanınmış markalar için söz konusu olan WIPO kriterlerinin karşılandığını, şişelenmiş su satışı ve alanında lider konumunda olan müvekkilinin dünya çapındaki distrübütörlerine yaptığı satışın 32 milyon USD. olup,
tüketicilere toplam satış bedelinin 200 milyon USD.ye ulaştığını, markanın pek çok gazete ve dergide reklamlarının yayınlandığını, tanıtımlarının yapıldığını, Paris Sözleşmesine göre, markanın korunması için korumanın talep edildiği ülkede bilinmesinin gerekli olmayıp, sözleşme ülkelerinde, ilgili sektörde tanınmasının yeterli olduğunu, davalı tarafından da distrübütörlük anlaşması sırasında VOSS markasının Avrupa ülkelerinde ve Amerika’da araştırılarak markanın tanınmışlığı hakkında detaylı bilgi sahibi olduğunun açıkça belirtildiğini,
TRIPS sözleşmesinin 16/3 maddesinde tanınmış marka yada bu türden markalar ile bağlantılı olduğu veya marka sahibinin menfaatinin zarar gördüğü durumlarda, farklı sınıflardaki ürün yada hizmetler için dahi Paris Sözleşmesinin 1.mükerrer 6. maddesinin uygulanacağının belirtildiğini, 556 Sayılı KHK’nın 8/4 nolu bendinde de markanın toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerde, farklı mal veya hizmetlerde kullanılabilecek olsa bile başvurunun reddedileceğine yer verildiğini,
VOSS kelimesinin müvekkilinin ticaret unvanının çekirdek unsurunu kapsadığını, Paris Sözleşmesinin 8.maddesine göre, tescil mecburiyeti aranmaksızın ticaret unvanının korunması gerektiğini ileri sürerek, davalının 2005 42685 no ile tescilli VOSS markasının hükümsüzlüğüne, VOSS markasının tanınmışlığının tespitine, markanın reklam ve tanıtımda basılı evrakta kullanılmasının yasaklanmasına, markayı taşıyan ürünler ile bu ürünlerin imalinde kullanılan alet ve edevatın, kalıplar ile birlikte toplatılarak imhasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, markanın bir kısım ülkelerde tescilli olmasının tanınmış marka olarak kabulünü gerektirmediğini, en eski tescilin 1999 yılına ait olup, diğer tescillerin 2003,2006 yıllarına ait olduğunu, VOSS’un reklam yapmayıp, dar bir çevrenin gidebildiği lokanta ve gece kulüplerinde bulunması nedeniyle tanınmışlığından söz edilemeyeceğini, tanınmışlığın korumanın talep edildiği ülkede gerçekleşmesi gerektiğini, ülkemizde hiç kullanılmayan, tanıtımı yapılmayan, ilgili sektörde dahi bilinmeyen markanın tanınmış olarak kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, VOSS kelime markasının 05.10.2005 tarihinden geçerli olacak şekilde maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar ve tonikler emtiasında 32.sınıfta 2005 42685 no ile ticaret markası olarak davalı Gülcan Tekstil İplikçilik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd.Şti. adına tescilli olduğu , TPE ‘nin kuruluş, görev ve yetkilerini düzenleyen 5000 Sayılı Yasanın, 13/d maddesi çerçevesinde davacı tarafından TPE’ye başvuruda bulunulmaksızın doğrudan mahkemeye dava açılması nedeniyle, mahkemece tanınmışlığın tespitine ilişkin karar verilmesine yönelik talebin reddi gerekmekte ise de,
davacının ibraz ettiği deliller çerçevesinde ihtilafın çözümü için tanınmışlığın mahkemece değerlendirilmesinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, VOSS markasının kendisinin tanınmış olması yeterli olup, mutlaka tescil edilen ülkede satış ve dağıtımının gerçekleştirilmesi mecburiyeti bulunmadığı, esasen davalının eylemi, davacının markasının Türkiye’de de belirli bir tanınmışlığa ulaştığının göstergesi olup, davalının markanın bilinirliğinden istifa etmek amacını da ortaya koyduğu, davacı firmanın ticari unvanının çekirdek unsurunun VOSS kelimesi olduğu,
Paris Sözleşmesinin 8.maddesi uyarınca ticaret unvanı bir fabrika veya ticaret markasının bir kısmını teşkil etsin veya etmesin, bütün birlik ülkelerinde tescil mecburiyeti olmaksızın korunacağı, VOSS kelimesini ihdas eden ve üzerinde öncelik hakkı bulunan kişinin davacı şirket olduğu gerekçesiyle 5000 Sayılı Yasa çerçevesinde tanınmışlığın tespitine ilişkin TPE’ye yapılan bir başvuru bulunmadığından buna dair talebin reddine, 2005 42685 no ile tescilli VOSS markasının hükümsüzlüğüne, davalının VOSS işaretini taşıyan ürün üretmesinin, satışının, dağıtımının, ithal ve ihracının yasaklanmasına,
VOSS işaretini her türlü tanıtım ve reklamda kullanmasının engellenmesine, VOSS işaretini taşıyan ürünler ile yalnızca bunların üretiminde kullanılan kalıp ve aletlerin, ambalaj ve basılı evrakın toplatılarak imhasına, karar kesinleştiğinde hüküm fıkrası özetinin ülke çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/5246, K. 2010/1443, 9 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama