KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/5355 E., 2010/1479 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.12.2007 tarih ve 2007/36 - 2007/272 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.02.2010 gününde davacı avukatı ... gelip, davalı vekili tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin üretimini yaptığı tekstil ürünlerinde kullanılmak üzere “Boz” ibaresinin marka olarak tescili amacıyla davalı nezdinde yaptığı başvurunun dava dışı şirkete ait “Bozz” markası nedeniyle kısmen reddedildiğini, ret kararına karşı yapılan itirazın da YİDK tarafından reddedildiğini, oysa redde mesnet marka kapsamında bulunan ürünlerin müvekkilinin 08.01.2002 tarihli “Boz” markasında da tescilli olduğunu, dolayısıyla redde mesnet markanın tescilinin yapılmaması gerektiğini, davaya konu kararın mağduriyete neden olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan işlemlerde usulsüzlük bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının başvurusu ile redde mesnet marka arasındaki görsel farkların markaları aynı olmaktan çıkardığı fakat ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan uzaklaştıramadığı, görsel, işitsel ve anlamsal yönden ayırt edilemeyecek derecede benzer oldukları, başvuruda bulunulan ve Markalar Dairesi tarafından çıkarılan emtiaların redde mesnet markada da bulunduğu, davacının aynı ibare için daha önce farklı sınıf ve alt gruplardaki mallar yönünden markasının bulunmasının ulaşılan sonucu değiştirmeyeceği, 5194 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 7/son hükmünün somut olayda uygulama yeri bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/5355, K. 2010/1479, 9 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama