KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/5614 E., 2010/1744 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.12.2007 tarih ve 2003/384-2007/803 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.02.2010 gününde davacılar avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisi ... 'nın davalı ...Gıda San. ve Tic. A.Ş.'nin su bayisi olduğunu, davalı şirketin müvekkilinden borç para aldığını, ve bu borç para alma işinin devamlılık arz ettiğini, borç miktarı 40.000,00 YTL olunca bu miktarda bir çek verildiğini, borç alma işi devam ettiği ve borç miktarı da 100.000,00 YTL'ye ulaştığı için 40.000,00 YTL'lik çek iade edilerek 10.04.2001 vadeli 100.000,00 YTL'lik çek verildiğini, çekteki tarih geldiğinde davalı tarafın çek karşılıksız çıkmaması için müvekkilini oyaladıklarını, daha sonra da çeke dayalı borcun ödenmediğini ileri sürerek, 100.000,00 YTL'lik çekin keşide tarihi olan 10.01.2004 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin davacı ile arasında sözkonusu çekin verilmesine ilişkin herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, çeki keşide eden ... 'ın keşide tarihinden önce davalı şirket genel müdürlüğünden azledilmiş olduğunu, azledilen ... 'ın şirketi zarara uğratmak amacı ile karşı tarafla anlaşarak bu çeki keşide ettiğini, bu konuda ... hakkında savcılığa şikayette bulunduklarını, 100.000,00 YTL'lik çekin verilmesine karşı şirkete herhangi bir para yada mal girişinin olmadığını, genel müdür olarak atanan ...'ın genel müdürlüğünün de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davalı şirketin çekteki imzanın şirket genel müdürü ... 'a ait olduğunu kabul ettiği, ancak genel müdürlük görevinden azledildikten sonra yetkisiz olduğu dönemde ve davacı ile el ve işbirliği yaparak şirketin zararına olarak bu çeki keşide ettiğini ileri sürdüğü,
bu konuda ceza mahkemesinde yapılan yargılamada sanığın şirketçe yetkili kılındığı ve o dönemde verilen çekin şirket genel müdürlüğünden sanığın ayrılması ile geçersiz hale gelmediği gerekçesi ile beraat kararı verilip kesinleştiği, ceza mahkemesinin maddi olayı belirten ve beraat kararına dayanak teşkil eden gerekçe hükmüne göre maddi olayın kesin olarak belirlendiği ve bağlayıcı olduğu, buna göre davalı şirketin maddi sıkıntılarını gidermek için şirket genel müdürünün şirket adına davacıdan borç para aldığı ve bunun karşılığında 100.000,00 YTL bedelli dava konusu çekin verildiği,
çekin süresinde bankaya ibraz edilmese bile keşidecisinin bu çekten dolayı davacıya borçlu olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle 100.000,00 YTL'nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davaya konu çek'in davacı tarafından karz ilişkisine dayanılarak davacı şirketten alınmış olduğu, davacının temel ilişkiye dayanarak davalı şirkete karşı talepte bulunması nedeniyle zamanaşımının da gerçekleşmemiş olmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/5614, K. 2010/1744, 16 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama