KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/5873 E., 2010/5393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 22.02.2007 tarih ve 2006/293-2007/48 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.05.2010 gününde davalı avukatı ... gelip, davacı avukatı tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının donatanı olduğu geminin makine arızası nedeniyle kurtarılıp limana çekilmesi nedeniyle müşterek avarya ilan edildiğini, müvekkili şirketin dispeç raporunu hazırlamakla davalı tarafından görevlendirilmesi üzerine düzenlenen raporu kullanan davalının sigortacısına bu rapora dayanarak dava açmakla yarar sağladığı, verilen bu hizmet nedeniyle düzenlenen 76.758,55 USD bedelli faturayı davalının ödememesi üzerine başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın TTK’nun 1235/3 ncü, 5 nci, 8 nci, 9 uncu bentlerine göre gemi alacaklısı hakkı veren bir alacak olması nedeniyle gemiyi takip edeceğini, takip tarihinden önce geminin el değiştirdiğini bu nedenle husumet yöneltilemeyeceğini, TTK’nun 1259 ncu maddesine göre, TTK’nun 1235 nci maddesinde yazılı alacakların 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, TTK’nun 126 ncı maddesinde gösterilen zamanaşımı başlangıcından itibaren takibe kadar zamanaşımı dolduğunu, hizmet ve eser sözleşmesinin koşullarının bulunmadığını, kaldı ki BK’nun 126/5 nci maddedeki zamanaşımının da dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, davalının husumet itirazı TTK’nun 946, 947 ve 948/2 nci madde hükümleri gereğince 21.06.2002 tarihli oturumda reddedildiği, zamanaşımı def’inin ise alacağın genel zamanaşımı hükümlerine uyduğu gerekçesiyle 23.11.2006 tarihli oturumda reddedildiği, benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre davacının donatanın talebi ile dispeç raporunu hazırladığı ve davalının kullanımına sunduğu,
geminin el değiştirmesinin husumeti etkilemeyeceği, tacirin TTK’nun 22 nci maddesi uyarınca ücrete hak kazanacağı, dispeççi ücretinin dispeççi tarafından değil, mahkemece takdir ve tayin edileceğine dair İBK uyarınca bilirkişiye hesaplatıldığı, davalının 17.782,25 USD ücret talep edebileceği, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı dispeç’in deniz muhataralarının dışında tamamen bağımsız üçüncü kişi durumunda olmasına, aradaki ilişkinin hizmet sözleşmesi mahiyetinde bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/5873, K. 2010/5393, 14 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama