KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/5965 E., 2010/2062 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İskenderun 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.11.2007 tarih ve 2005/807 - 2007/1257 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.02.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin demir çelik sektöründe yıllardan beri kendine özgü teknik ve yöntemlerle demir çelik ürünleri ürettiğini, davalı şirketin aynı işle iştigal etmek üzere yeni kurulduğunu, kurulma ile birlikte müvekkilinin işçilerini toplu olarak transfer etmeye başladığını, işçilerin müvekkili yanında çalışırken kazandığı tecrübelerden yararlandığını, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, kırkın üzerinde işçinin ayrılması nedeniyle müvekkili hakkında dedikodular yayılmaya başlandığını, bankalar ve piyasadaki müşteriler nezdinde müvekkilinin itibar kaybettiğini, davalının eyleminin haksız rekabet olduğunu ileri sürerek,
davalının haksız rekabet teşkil eden davranışlarının tesbit ve men’ine, bu yolla elde ettikleri elde etmeleri muhtemel menfaatin 50.000 YTL'lık kısmının maddi ve yine 50.000 YTL'lık kısmının ise manevi tazminat olarak 19.07.2005 tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının banka borcu nedeniyle ekonomik sıkıntıya girdiğini, işçilerini 06.11.2000 tarihinden 05.02.2001 tarihine kadar ücretsiz izne ayırdığını, ancak bu tarihte de faaliyetine başlamadığını, işçilerin iş aktini feshederek başkaca fabrikalarda işe başladıklarını, müvekkiline de bu işyerlerinden geldiklerini, haksız rekabet şartlarının oluşmadığını, doğrudan davacının işyerinden gelen işçinin bulunmadığını, işçilerin bir kısmının yasal hakları ödenmediğinden davacı aleyhine iş mahkemelerinde dava açtığını, davacının iş aktinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının haksız rekabet teşkil eden davranışının bulunmadığı, davacının da buna bağlı olarak zararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/5965, K. 2010/2062, 23 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama