KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/6228 E., 2010/2362 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.02.2008 tarih ve 2006/309 - 2008/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.03.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1961 yılından beri bisküvi sektöründe faaliyet gösterdiğini, "FORM", "FORM ETİ", "ETİ FORM", "UNİ FORM" markalarını tescil ettirdiğini, "FORM" markasının tanınmış marka olduğunu, davalının 1999 tarihinde "UNİFORM" markasını aynı 5, 29, 30 ve 32. sınıflarda tescil ettirdiğini, bu tescilin iltibas yarattığını ileri sürerek hükümsüzlüğünü talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davalı markasının 556 sayılı KHK'nin 14.maddesi uyarınca kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğünü ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının zarara gören kişi olmadığından dava açma hakkı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre, 2 adet faturanın pazar payı yaratacak biçimde ve ciddi kullanım sayılmayacağı, tescil tarihi itibariyle 5 yıl beklendikten sonra dava açıldığı, gıda sektöründe tanınmış olan davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle davalı adına tescilli 1999/13278 sayılı "UNİFORM" markasının kullanılmaması nedeniyle hükümsüzlü- ğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı markasının TPE'nce tesciline karar verildiği 19.06.2000 tarihinden itibaren davanın ıslah edildiği 11.01.2007 tarihine kadar geçen süre içerisinde 556 sayılı KHK'nin 14 ve 42/1-(c) maddeleri koşullarının gerçekleşmiş bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Ancak, davacı 11.01.2007 tarihli dilekçesiyle talebini 556 sayılı KHK'nin 14 ve 42/1-(c) bendine dayalı hükümsüzlük davası olarak ıslah ettiğine göre, ıslahtan önceki hukuki nedenlere dayalı olarak davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin tümünün davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/6228, K. 2010/2362, 2 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama