İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/6565 K.2010/2602

Taraflar arasında görülen davada Ankara 25.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.02.2008 tarih ve 2004/536 - 2008/56 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak asıl davada davacı, birleşen davada davalı şirket yetkilisi tarafından istenmiş…

Esas2008/6565Karar2010/2602Tarih9 Mart 2010Okuma6 dk · 1.206 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2008/6565 E., 2010/2602 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Mart 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.206 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ankara 25.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.02.2008 tarih ve 2004/536 - 2008/56 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak asıl davada davacı, birleşen davada davalı şirket yetkilisi tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.03.2010 gününde davacı ve karşı davalı avukatı ... ile davalı ve karşı davacı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.

Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirkete ait otomobilin, ortak ve yönetim kurulu üyesi sıfatı nedeniyle davalıya tahsis edildiğini, davalının 20.000 adet hissesini 20.000,00 YTL bedel karşılığı ortaklardan ...

Öncel'e 24.01.2001 tarihli yönetim kurulu kararı ile devir ve teslim ettiğinin ve bu tarihli karar ile görevine son verildiğini, aracın bu tarihte şirkete iadesi gerekirken, davalının iade etmemesi üzerine aracın hisse bedeli karşılığı olarak zilyetliğinin davalıya bırakıldığını, davalının talep etmemesi nedeniyle mülkiyet devrinin gerçekleştirile- mediğini, davalının şirket ve aleyhine Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açtığı hisse bedelinin tespiti ve tahsili davasının 20.10.2004 tarihli oturumunda şirketin aracını devir bedeli yerine olmasa da kullandığını davalı beyan etmekle aracın şirkete ait olduğunu benimsediğini,

04.11.2004 tarihli ihtarname ile davalıya aracı hisse bedeli yerine sayıp aracın mülkiyetini almasını, aksi halde aracın iade edilmesini, 24.01.2001 - 31.10.2004 tarihleri arasında 45 aylık süre karşılığı olan 36.000 USD kullanım bedelinin şirkete ödenmesini, aksi halde trafik aracılığı ile zoralımının sağlanacağını bildirdikleri halde davalının olumsuz yanıt verdiğini, nedensiz ve haksız kullanımın devam ettiğini ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 YTL'nın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, aracın şirketçe satın alındığı tarihteki bedeline denk gelen 16.000 USD'nı müvekkilinin şirkete ödediğini, buna dair belgenin davacı şirketin davalının iş mahkemesine açtığı davada sunduğu ve geçerli kabul ettiği defterin kayıtlarında geçtiğini, 24.01.2001 tarihinden 04.11.2004 ihtar tarihine kadar şirketin araçla ilgili bir talebi olmadığını, bunun aracın gerçekte müvekkiline ait olduğunu gösterdiğini, şirketin açılan davaların husumeti nedeniyle müvekkiline devre yanaşmadığını, müdürlük sıfatı ile aracın verilmiş olmadığını, davacının 16.000 USD'yi ödeyip, aracı geri alabileceğini,

aracın hisse bedeli yerine verilmiş de olmadığını, o davada şirketin önce hisse bedelinin ödendiğini savunduğunu, belge sunamayınca aracın hisse bedeli yerine verildiğini savunduğunu, o davanın müvekkili lehine sonuçlanıp, 20.000,00 YTL devir bedelinin ...'den tahsiline karar verildiğini, şirket hakkındaki davanın husumet yönünden reddedildiğini savunarak, haksız ve yersiz açılan işbu davanın reddini istemiştir.

Davacı ... vekilinin şirkete açtığı birleşen davada davalı şirket aracının 11.05.2000 tarihinde davacıya satıldığını ve 16.000 USD'nın şirket yetkilisi ...'e ödendiğini, günlük gelir giderin işlendiği deftere kayıt edilen bu ödemeye şirketin iş mahkemesindeki davada savunma olarak dayandığını ve müvekkilinin işçi alacağından o mahkemece defterlere değer verilip düşüldüğünü, şirket aracı müvekkiline satmamış olsaydı şimdiye kadar beklemeyecek olduğunu, aracın kayden şirkete ait olduğunu, hisse devrinin ise ...'e yapıldığını, şirket aracının hisse bedeli yerine verilmiş olamayacağını, aracın değerinin hisse değerinden düşük olduğunu,

davalının devre yanaşmadığını ve trafik kaydına dayanarak aracı cebren teslim aldığını, 16.000 USD'nin bedelsiz kaldığını ileri sürerek, bu meblağın tahsil tarihindeki YTL karşılığının faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket vekili, davanın BK'nun 66. maddesine dayalı 1 yıllık zamanaşımına uğradığını, davacının 16.000 USD parayı şirkete vermediğini, defter kaydının resmiyeti ve geçerliliğinin bulunmadığını, anılan belgede parayı veren olarak gözükenin davacı ... değil, Kadir Sağır olduğunu bu kişinin kuruculardan birinin yakını olduğunu, başka bir belgeye dayalı olarak alınan borcun yazılı belge ile ...'e ödendiğini savunarak, birleşen davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi asıl ve ek raporlarına göre, davacı şirketin defterlerinin lehte delil olamayacağı, aracın 1999-2000 yıllarında satıldığına ya da kiraya verildiğine dair bir tespitin yapılmadığı, araç kullanımının tarafların rızası ile gerçekleşmediğine ilişkin bir delil bulunmadığı, davalının yaptığı 16.000 USD ödemenin davacı şirketin finansman ihtiyacı için alındığı ve kullanıldığı, bedelin geri ödenmediği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, asıl davada davacı, birleşen davada davalı şirket yetkilisi temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve birleşen dava konusu 16.000 USD'nı şirketten satın aldığı araç bedeli olarak ödediği iddiasını davacının dava sırasında 24.09.2007 tarihli bilirkişi raporundaki görüş doğrultusunda 03.10.2007 tarihli dilekçesi ile 16.000 USD'nı şirketin kendi finansman ihtiyacında kullandığı ve bu parayı iade etmesi gerektiği şeklinde değiştirmesi ve bu iddianın değişmesine davalı şirketin usuli tarzda karşı çıkmaması değişikliğe muvafakat etmediğini beyan etmemesi ve bu yeni

hukuki nedene göre mahkemenin karar vermesi karşısında, karz akdine dayalı BK'nun 125. maddesinin uygulanması gerekmesine, 10 yıl içerisinde birleşen davanın açılmış bulunmasına, bu durumda BK'nun 66. maddesine dayalı bir yıllık zamanaşımının uygulanması gerekmemesine, davalının zamanaşımı def'i hakkında mahkemenin olumlu ya da olumsuz bir karar vermemiş ve gerekçesinde tartışmamış olmasının sonuca bir etkisinin bulunmamasına, öte yandan kısa kararda faizin başlangıcı gösterilip faiz oranının gösterilmemesinin maddi hataya dayalı olduğunun kabulü gerekmesine,

diğer yandan davacının 16.000 USD verdiği borç paranın tarafların hukuki değer verdikleri günlük kasa defterine 11.05.2000 tarihinde yabancı para olarak kaydedilip, o günün kuru ve TL karşılığının da yazılmasının TL üzerinden muhasebeleştirme zorunluluğundan kaynaklanmış bulunmasına ve alacağın yabancı paranın tahsil tarihindeki TL üzerinden hükmedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına,

öte yandan dava dışı ...'den şirketin aldığı borcun kasa defterinin 03.07.2000 tarihli sayfasındaki kayıt ile ona ödendiğine ilişkin şirket savunmasının aksinin hükme esas bilirkişi raporunda ortaya konulup açıklanmış olmasına göre, asıl davada davacı şirket vekilinin aşağıdaki bendin birleşen davada davalı şirket vekilinin aşağıdaki 3 nolu bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Asıl davada davacı şirketin, aracı davalıya ...'den olan hisse devir bedeli alacağına karşılık olarak zilyetliğinin bırakıldığına ilişkin ilk iddiasının aksinin Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ...'in ... aleyhine 01.06.2001, şirket aleyhine 01.08.2001 tarihinde açtığı dava sonunda sadece ... aleyhine hüküm kurulup kesinleşen ilam ile ortaya çıkmış bulunması, kararın 27.04.2006 tarihinde onanması sonrası kesinleşmesi,

davalının ise araç satış bedelini ödeyip devrini şirket vermediği için elinde tuttuğuna ilişkin asıl davadaki savunmasının aksi yönde birleşen davada ödünç olarak para verdiğine ilişkin yeni iddiaya dayanması ve birleşen davanın kabul edilmesi karşısında asıl dava bakımından aracın elinde bulundurma nedenini açıklayamamış ve kanıtlayamamış olmaktadır.

Bu durumda asıl dava konusu aracın haksız ve nedensiz yere davacı elinde kaldığının ilke olarak kabulü ile bu çerçevede kullanım süresi ve bedeline ilişkin asıl davanın esasa girilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, araç kullanımının davacının rızası ile gerçekleşmediğine ilişkin bir delil bulunmadığı, aracın satıldığına ya da kiraya verildiğine dair bir delilin bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddi, birleşen davadaki değişen iddia ve varılan sonuç karşısında doğru olmamıştır.

3-Birleşen davada davacı yan, 16.000 USD'nın ödeme tarihindeki YTL karşılığının faiziyle tahsilini talep etmiş olup, yabancı para alacağı ile ilgili faiz oranına dayanmış olduğunun kabulü ile 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesinde yazılı faiz oranına göre hüküm tesisi gerekirken, davacının TL üzerinden tahsil talebinde bulunduğunun kabulüne dayalı olarak, buna göre yasal faize hükmedilmesi de hatalı olmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklana nedenlerle asıl davacı şirket vekilinin, birleşen davada davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı şirket vekilinin, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davada verilen kararın davacı şirket, birleşen davada verilen kararın davalı şirket yararına ayrı ayrı BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ve karşı davacıdan alınarak davacı ve karşı davalıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/6565, K. 2010/2602, 9 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/6565
Karar No
2010/2602
Tarih
9 Mart 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/6565 K.2010/5162
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/6572 K.2010/3884
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2008/6577 K.2010/3826
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/6588 K.2010/3280
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/6591 K.2010/3808
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2008/6594 K.2010/1837

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.