KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/6887 E., 2010/2069 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
1.324 kelime·7 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.01.2008 tarih ve 2006/485-2008/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar ... ve ... vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.02.2010 gününde davacılardan ...
Avukatı ... ile davalı vekili Avukat ... gelip, diğer davacılar avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf vekilleri dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili ...’in 2.878 hisse, ...’nun 1.915 hisse ile davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin Antalya-Manavgat’ta dört yıldızlı Tayyarbey otelinin işletmeciliğini yaptığını, otelin bulunduğu taşınmazın davalı şirkete ait olduğunu, müvekkillerine 07.07.2006 tarihinde yapılacak genel kurulun çağrısının yapıldığını ancak TTK.nun 327.
Maddesi hükmü uyarınca genel kuruldan en az 15 gün önce şirketin merkezinde faaliyet raporu ve ayrıntılı bilançonun ortakların incelemesine sunulmadığını, bu durumun Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/709 esas sayılı D.İş dosyası ile tesbit edildiğini, müvekkillerinin genel kurulda vekaleten temsil edildiğini, genel kurulda bilançonun görüşülmesinin ertelendiğini, yönetim kurulunun ibra edilmediğini ancak, denetçilerin müvekkillerinin muhalefetine rağmen ibra edildiğini, gündemin 7. maddesinde otelle ilgili her türlü tadilat, inşaat, oda ilavesi ve sınıf yükseltmek için yönetim kuruluna yetki verildiğini,
içinde bulunan yılın turizm açısından kötü bir yıl olması nedeniyle bu işlerin yapılmasının gerekmediğini, gündemin 8. maddesinde sermaye artırımı ve yeni sermayenin tesbiti için yönetim kuruluna yetki verildiğini, bu kararların oybirliği ile alınması gerektiği gibi kararın anasözleşmenin 38. maddesine aykırı olması nedeniyle kararın yoklukla malul olduğunu, kaldı ki sermaye artırımına gerek olmadığını, asıl amacın müvekkillerinin ortaklık payını azaltmak ve oy çokluğunu elinde bulunduran pay sahiplerinin çıkarlarını korumak , daha fazla payı ellerine geçirmek olduğunu,
artırılacak sermaye miktarının genel kurulda belirlenmemesinin kötüniyetin ürünü olduğunu, gündemin 11. Maddesinde hususi murakıp tayinin kabul edilmediğini, henüz bilanço görüşülmeden bu maddenin görüşülüp reddinin doğru olmadığını, bilançonun görüşülmesinin ertelenmesi üzerine müvekkilleri tarafından davalı şirkete defterlerin incelemeye sunulması için ihtar çekildiğini, şirket tarafından defterlerin Antalya 3. Sulh Hukuk Mah. 2006/165 sayılı dosyasında olduğunun bildirildiğini, 18.8.2006 tarihinde ertelenen genel kurulun yapıldığını,
genel kurulda defterlerin incelenmesi için gerekli sürenin bulunmadığı belirtilerek açıklama istenildiğini ancak gerekli açıklamaların yapılmadığını, denetçinin ibra edilmesinin doğru olmadığını, gündemin 3. maddesinde özel denetçi tayini talebinin reddine karar verildiğini, oysa bilançonun gerçeklikten uzak olması, yönetim kurulunun açıklama yapmaktan kaçınması, defterlerin incelemeye sunulmaması nedeniyle özel denetçi tayinin kabul edilmesi gerektiğini, yönetim kurulu hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek,
7.7.2006tarihinde yapılan olağan genel kurul kararı ile 18.8.2006 tarihinde yapılan genel kurulu kararlarının yasa, objektif iyiniyet kurallarına aykırılığı nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İşbu dava dosyası ile birleşen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/577-23 sayılı dosyada davacı ... vekili, mahkemece TTK.nun 348 maddesi gereğince, uzman denetici tayini ile defter ve kayıtların incelenmesi halinde yönetim kurulu üyelerinin şirketi zarara uğrattıkları, basiretli tacir gibi hareket etmediklerinin tesbit edileceğini ileri sürerek,davalı şirketin 2005 yılına ait defter ve kayıtlarının hususi murakıp tayini ile denetlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirketin ticari defterlerin mahkemede olduğunu davacıların bilmesi nedeniyle o dosyada atanan bilirkişilerden istenerek ticari defterlerin incelenebileceğini, muhasebe işlemleri bilgisayarda tutulduğundan yine bilgisayardan incelenebileceğini, denetçinin usulüne uygun ibra edildiğini, otelin onarıma ihtiyacı olduğunu, bu nedenle sermaye artırımına gidilmesinin zorunlu olduğunu, alınan kararların yasa ve anasözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,asıl dava yönünden, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 7.7.2006 tarihli genel kurulun gündem numarası 4,5,8 ve 11 olan ile 18.8.2006 tarihli genel kurulun gündem numarası 1,2,3 olan kararlarının iptaline, birleşen dava yönünden, davanın kabulü ile 18.8.2006 tarihinden geriye doğru 2 yıllık süre içinde yönetim kurulunun idari muamelelerine müteallik bir suiistimal vuku bulup bulmadığı veya kanun yahut anasözleşme hükümlerine önemli bir surette aykırı hareket edip edilmediği ve bilançonun tahkik ve tesbiti için 3.000 YTL ücretle ...’ün özel denetçi olarak tayinine, denetçinin düzenleyeceği raporun şirkete ve ortaklara tebliğine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ... ve ... vekili ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı şirkete ait 7.7.2006 ve 18.8.2006 tarihli genel kurul kararlarının iptaline ilişkindir. Ancak, 07.07.2006 tarihli genel kurulun 4. gündem maddesinde davacıların talepleri doğrultusunda TTK.nun 377. maddesine göre bilanço hakkındaki görüşmelerin ertelenmesine karar verilmesi üzerine bu karara dayanılarak 18.8.2006 tarihli genel kurul yapıldığına göre mahkemece 4. gündem maddesinin iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Davalı vekilinin asıl dava yönünden temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin (4), (5) ve (6) nolu bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
4- 7.7.2006 tarihli genel kurulun 8. maddesinde sermayenin artırılması ve yeni sermayenin tesbiti için yönetim kuruluna yetki verilmesi oy çokluğu ile kabul edilmiştir. Mahkemece bu kararın gündem maddesinin ana sözleşmenin 38 ve TTK.nun 388. maddesinde düzenlenen gerekli çoğunlukla alınmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ise de, alınan karar sermaye artırım kararı değil, sermayenin artırımı konusunda hazırlık yapmak üzere yönetim kuruluna verilen yetkiye ilişkindir. Bu itibarla mahkemece anılan genel kurulun 8. gündem maddesinin iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
5- Ayrıca, hem 07.07.2006 tarihli genel kurulun 11. maddesinde, hem de 18.8.2006 tarihli genel kurulun 3. maddesinde hususi murakıp tayini talebinin genel kurullarca reddine karar verilmiş ise de, özel denetçi seçimi isteminin reddine ilişkin genel kurul kararlarının iptali istenemez. Aksi halde, TTK.nun 348/2 maddesinde öngörülen genel kurulca talebin reddine karar verilmiş olması şartı oluşmaz. Birleşen dava da özel denetçi tayini talep edildiğine göre mahkemece, anılan gündem maddelerinin iptaline karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
6- Yine, TTK.nun 373. maddesi hükmü uyarınca şirketin ticari defterleri ile muhaberatının tetkiki yalnız genel kurulun açık bir izni veya yönetim kurulunun kararı ile mümkündür.
Davacılar 7.7.2006 tarihli genel kurula TTK.nun 362. maddesi hükmü uyarınca yönetim kurulu faaliyet raporu ve şirketin ticari defterlerinin genel kuruldan 15 gün önce hazır etmediklerinden inceleme imkanı bulamadıkları için erteleme talebinde bulunmuşlar ve erteleme sonrasında yapılan 18.8.2006 tarihli genel kurulda defterlerin 17.8.2006 tarihinde incelenebildiği ve yeterli inceleme yapılmadığını ileri sürerek 18.8.2006 tarihli genel kurulun 1. gündem maddesinin iptalini talep etmişler ise de, eğer bilançonun ve yönetim kurulu faaliyet raporunun incelenmemesi ikinci genel kurulda da mümkün olmamış ise,
ikinci genel kurulun da ertelenmesinin istenilmesi mümkündür. Oysa davacılar erteleme talep etmemişler, ticari defterleri yeterince inceleyemediklerini ileri sürmüşlerdir. Ticari defterlerin inceleme şartları yukarıda belirtildiği üzere TTK.nun 373. maddesinde açıklanmış bulunmakta olup, davacılar bu yollara müracaat etmemişlerdir.
Bu itibarla mahkemece bilançonun ve denetçi ibrasının gerekli çoğunlukla yapıldığı dikkate alınarak 18.8.2006 tarihli genel kurulun 1 ve 2. gündem maddesinin iptali talebinin de reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
7- Davalı vekilinin birleşen dava yönünden temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (8) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
8- Ancak, mahkemece kararda taraflarca isimleri bildirilen ...’ün özel denetçi tayinine karar verilmiş ise de, bu şahsı davacı vekili bildirmiş olup, davalı vekili 5.12.2007 tarihli dilekçesi ile davacı tarafından bildirilen isimlerin özel denetçi olarak tayinini kabul etmediklerini beyan etmiştir. Bu durumda mahkemece öncelikle tarafların kabul ettikleri bir özel denetçi yada resen bir özel denetçi tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/6887, K. 2010/2069, 23 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama