KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/6956 E., 2010/1747 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2010
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.12.2007 tarih ve 2007/126 - 2007/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.02.2010 gününde davacı avukatı ...gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 30.01.1995 tarihinde “FENTEK” unvanı ile ticaret siciline kaydını yaptırdığını, davalı şirketin gerçek hak sahibi olmadığı halde müvekkilinin sektördeki bilinmişliği ve tanınırlığından istifade ederek, haksız rekabet ve ticaret unvanına tecavüz oluşturacak şekilde 30.01.2003 tarihinde “FENTEK” ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini ileri sürerek, markanın hükümsüzlüğünü, sicilden terkini ile markanın müvekkili adına tescilini, marka ve ticaret unvanına vaki tecavüzünün durdurulmasını, tecavüz ve haksız rekabet oluşturacak tüm unsurların (FENTEK ibaresinin;
ürünler, emtialar, iş yazışmaları, reklam unsuru teşkil edecek her türlü kullanımı) ortadan kaldırılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 YTL maddi, 2.000,00 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olayda zamanaşımı olduğunu, davacının tanınmış olmadığını, davacının “FENTEK” markalı ürün üretmediğini, sadece ticaret unvanında geçen bir kelime olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının “....” adı ile 30.01.1995 tarihinden beri ticaret siciline kayıtlı olduğu, davacının unvanında yer alan “FENTEK” ibaresinin aynı zamanda faaliyetleriyle ilgili ayırtedici bir işaret olarak kullandığı ve bu alanda başkalarına göre bir öncelik elde ettiği, davalının marka tescilinden önce “FENTEK” ibaresiyle ilgili bir markasal kullanımının bulunmadığı, davacının davalıya göre işaret üzerinde hem önceki tarihli unvanında yer alan ana ibare olması hem de unvan kullanımı dışında markasal kullanımından dolayı önceliği bulunduğu,
markanın tescil tarihi ile dava tarihine göre zamanaşımının bulunmadığı, davalının yasa ile verilen bir hakkı kullanmasının haksız rekabet oluşturmayacağı, tazminat talep edilemeyeceği, davalının kötüniyetli olduğu ileri sürülmüş ise de bu iddianın haklı görülmediği, davalının tescilli markayı kullanımına bağlı yazışmalar, iş evrakındaki kullanımının tescilli markaya dayandığı sürece yasaya uygun olup haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına kayıtlı “FENTEK” ibareli markanın hükümsüzlüğüne, davacı adına tesciline, davacının tazminat istemlerinin ve diğer istemlerin reddine ve karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/6956, K. 2010/1747, 16 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama