KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/7034 E., 2010/2684 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.11.2007 tarih ve 2007/163-2007/407 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.03.2010 gününde davalı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında taşıma ilişkisinin bulunduğunu, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığı ve davalının müvekkiline ibra verdiği halde müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, takip talebinin Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebliği nedeniyle takibe süresinde itiraz edilemediğini ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tesbiti ile takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinden piyasadaki gücünü kullanarak ibraname aldığını, alacaklarının sabit olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından taraflar arasındaki ilişkinin 27.07.2005 tarihli ibraname ile sona erdirildiğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı tarafından yapılan icra takibinde borç sebebinin 2004 yılı cari hesap alacağı gösterilip, 27.07.2005 tarihli ibranamenin bu dönemi kapsıyor olmasına ve ayrıca 18.03.2005 tarihli polis tutanağına göre davalının işyerinden bilgisayar, faks makinesi ve yazıcının çalındığının belirtilip, muhasebe kayıtlarının da çalındığına ilişkin bir açıklığın olmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; HUMK.434/2.maddesi hükmüne göre, temyiz isteği harca tabi ise temyiz, harcın yatırıldığı tarihte yapılmış sayılır. Davacı vekilinin dilekçesi 25.03.2008 tarihinde hakim tarafından havale edilmekle birlikte, dilekçenin harcı yatırılmadığı gibi temyiz defterine de kaydı yapılmamıştır. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK. 432/4.madde uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/7034, K. 2010/2684, 10 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama