KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/7872 E., 2010/3597 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
683 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.02.2008 tarih ve 2007/597 - 2008/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.03.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin eski çalışanının yetkili yönetim kurulu üyelerinin imza örneklerini kesip yazdığı havale ve EFT talimatlarını fotokopi ile birleştirerek çektiği fakslarla (19) ayrı işlemle kooperatifin davalı bankadaki hesabından yakınlarına usulsüz havale yaptırdığını, müvekkilinden onay, iş emri ve talimat aslı istemeyen davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, (146.758.000.000) TL' nin reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan işlemlerin taraflar arasında imzalanan faks talimat sözleşmesine uygun olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bankaca sadece sahte faks talimatının faks telefonundan gelen nüshası ile yetinilerek aslını istememesinin kusur oluşturduğu ve sorumluluğu gerektirdiği, bankanın hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu, MK'nun 2.maddesi hükmü karşısında sözleşmedeki sorumsuzluk hükmüne sığınamayacağı;
ancak, EFT işlemlerinin akıbetini denetlemeyerek zararın artmasına neden olan ve genel kurulda da bu aksaklığı tespit edemeyerek yönetim faaliyetlerini ibra eden davacı kooperatifin de % 50 kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile (126.013.313.333) TL'nin davalıdan tahsiline, asıl alacak (73.379.000.000) TL' nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraflar vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2005/14555 E, 2007/6792 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda Sarıyer 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/161 E,
2005/117 K sayılı ilamıyla kooperatifin bankadaki parasını kendisi ve yakınları üzerine geçirmesi nedeniyle ... ve yakınları aleyhine açılan davada yapılan protokolle ...un üzerinde bulunan 3 adet kooperatif hissesinin noter senediyle davacı kooperatife devir ve temlik etmesi nedeniyle protokoldeki bu şartın yerine gelmesi halinde davadan feragat edileceğine dair hüküm gereğince sulhun tasdiki ile davadan feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği,
dava dışı ...’un tediyesinden BK’nun 145.maddesi gereğince müteselsil sorumlu olan bankanın da yararlanabileceği bu nedenle davalı banka yönünden konusu kalmayan dava hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, ancak davalı bankanın dava açılmasına sebebiyet vermiş olması karşısında yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davada esasa dair hüküm tesisine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmiştir.
Karar taraflar vekillerince ayrı,ayrı temyiz edilmiştir. 1-Dava, davacı Kooperatifin eski çalışanı ...’un kooperatifin davalı bankada bulunan hesaplardan imza yetkisi bulunan yönetim kurulu üyelerinin imza örneklerini kullanarak, sahte talimatlar yoluyla para çekip, bunları muhtelif tarihlerde ve miktarlarda muhtelif kişilere gönderip sonradan kullanması nedeniyle uğranılan zarardan davalı bankanın sorumlu olduğu iddiasına dayalı alacak davasından ibarettir.
Mahkemece, davacı tarafından açılan ... ve yakınları hakkındaki davada Sarıyer 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.03.2005 tarih ve 2002/161 E, 2005/117 K sayılı ilamı ile 23.12.2003 tarihli protokol hükümlerinin davalı ... vasıtasıyla yerine getirildiği, protokoldeki bu şartın yerine getirilmesi halinde davadan feragat edileceğine dair hüküm uyarınca sulhun tasdiki ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği,
davacının söz konusu protokol gereğince tatmin edilmiş olduğu ve bu durumun BK’nun 145.maddesi hükmü uyarınca davalı bankaya da sirayet edeceği gerekçeleriyle konusu kalmayan dava hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş ise de,Sarıyer 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararı kesinleşmediği gibi, Dairemizce yapılan incelemede 13.Hukuk Dairesinin 2009/7913 E, 14321 K sayılı ilamıyla görev noktasından bozulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece davacının 23.12.2003 tarihli devir ve temlik sözleşmesi gereğince tatmin edilip, edilmediği, bir başka anlatımla ... tarafından sözleşmedeki ödeme ve devirlerin yapılıp, yapılmadığı belirlenerek, söz konusu taahhütler yerine getirilmiş ise ancak bu halde davalı bankanın BK’nun 145.maddesi uyarınca sorumluluktan kurtulacağının kabulü gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/7872, K. 2010/3597, 1 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama