KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/8043 E., 2010/3629 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
500 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi Mahkemesi’nce verilen 12.10.2005 tarih ve 2005/142-2005/476 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.03.2010 gününde davacılar Avukatı ... ile davalı şirket Avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, 04.03.1975 tarihinden geçerli olmak üzere “BEBE BİSKÜVİ”, 04.11.1992 ve 13.02.1997 tarihinden geçerli olmak üzere “ÜLKER BEBE” markalarının davacı ...Ş. adına tescilli olduğunu, diğer davacı şirketin ise lisans hakkı sahibi olduğunu, davalı şirketin sahibi ve yayıncısı olduğu “ATV Kanalı” adlı televizyon kanalında diğer davalı ...’nın hazırlayıp sunduğu “ATV Haber” başlığı ile 17.02.2005 tarihinde yapılan televizyon yayınında müvekkillerinin “Bebe Bisküvisi” markasını sorumsuzca ve gerçeğe aykırı olarak,
ağır biçimde kötüleyip suçlu ilan ettiklerini, dava konusu haberde pek çok olumsuz beyan ve iddialar yanında kanserojen madde araştırması bilgisi altında “bebe bisküvisinde kanser riski bulunduğunun” müteaddit defalar söylendiğini, davalı taraf yayınının haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, her bir davacı için 100.000 ‘er YTL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, programın sunucusu olan müvekkili ...’ya husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu programda kullanılan “Bebe Bisküvisi” ibaresinin cins isim olup davacı markasının kastedilmediğini, birçok ürünün “Bebe Bisküvisi” adı altında piyasada üretilip satıldığını, yayınlanan haberin amacının kamuoyunu bilinçlendirmek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı ...’nın sunuculuğunu yaptığı ATV Ana Haber bülteninde TÜBİTAK'a canlı bağlantı yapılarak kurumun bilimsel araştırması ile ilgili olarak bir haber yayınlandığı, haberde ana temanın fırınlanan ve kızartılan ürünlerde bu toksin maddenin olduğu ancak hangi orana ulaştığında kansere yol açtığının kesin olarak saptanamamış olduğu,
canlı olarak araştırma kurumuna bağlanılmak suretiyle laboratuar ortamında yapılan yayında ilgilinin konuya ilişkin açıklamalarına yer verildiği programın içerisinde kullanılan “Bebek Bisküvisi” deyiminin bir bisküvi cinsini ifade ettiğini yayında Bebek Bisküvisi olarak bilinen hiçbir markalı ürünün teşhir edilmediğini, anılan ibare aynı zamanda davacının tescilli markası olsa da kamuoyunda genel anlamda bir ürün kategorisini tanımlamakta kullanıldığı, programda davacı markasına bir saldırının olmadığı,
davalı ...’nın haber programında sadece sunucu olup programın hazırlanmasında haber seçilmesinde ve yayınlanmasında karar veren bir kişi olmadığı, bu nedenle anılan davalıya husumet yöneltilemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilince tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
17,15 H · 14,00 PH · 03,15 BK · 07.04.2010-NSÇ
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/8043, K. 2010/3629, 1 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama