İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/8075 K.2010/3930

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.02.2008 tarih ve 2006/608-2008/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen…

Esas2008/8075Karar2010/3930Tarih8 Nisan 2010Okuma5 dk · 977 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2008/8075 E., 2010/3930 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Nisan 2010
Mahkemesi
İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

977 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.02.2008 tarih ve 2006/608-2008/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.04.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, 13.10.1989 gün ve 115815 sayılı “Dalga Şekli” markasının 30. sınıftaki gıda ürünleri için müvekkili adına Türkiye’de tescil edildiğini, dalga şekli markasının bir diğer versiyonunun da WIPO nezdinde 23.05.2002 tarihinde,23.05.2002 tarih ve 2002/15972 sayı ile Türkiye’de tescilli olduğunu, müvekkilinin şekil markasının Dünyaca tanınmış ve yaygın KINDER serisi ürünlerine ilişkin ambalaj, ürün displayleri ve markaları üzerinde bunların ayrılmaz ve esaslı bir parçasını oluşturmak suretiyle ve sonuç olarak yaygın bir şekilde kullanıldığını, davalı şirketin müvekkilinin tescilli şekil markasını,

üretimini yaptığı ve satışa sunduğu “kitymilk” isimli ürün ambalaj ve kutuları üzerinde aynen kullandığını ve bu suretle davacının tescilli markasına tecavüz ettiğini ileri sürerek, davalının davacı şirketin şekil markası ve bu markayı ihtiva eden ürün ambalajları ile iltibas oluşturan “kitymilk” adı altındaki ürün ambalaj kutularının satışını ve dağıtımını yapmalarının, bunların ithalinin ve ihracının, yurt içinde ve yurt dışında satışa sunulmasının önlenmesine, davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespit ve men’ine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, aynı konuda açılmış ve derdest olan dava bulunduğunu, davacı tarafın adına tescilli olan markanın ayırt edici niteliği bulunmadığını, davacı markasının tüketici gözünde davacı ile bütünleştiği ve davacı ürünlerini belirleyici hale geldiği yolundaki iddiaları kanıtlar delil bulunmadığı, tek bir rengin kimsenin himayesinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın davalı şirketin KITYMILK ibareli ürünlerinin, davacının 115815 ve 2002 18972 numaralı dalga şekli markalarına tecavüz oluşturup oluşturmadığı ve bu ürünlerin ambalajlarının aynı zamanda iltibas yoluyla haksız rekabet yaratıp yaratmadığına ilişkin olduğu, taraflar arasında benzer sebepten dolayı görülen 2004/314 E sayılı davada mahkemece markaya tecavüzün varlığı tespit edilerek bu tecavüzün ve haksız rekabetin men’ine karar verildiği, Yargıtay tarafından bozulan karara karşı yerel mahkemece direnildiği,

ancak anılan davada verilen kararın ve bozma kararının yargılama sırasında ortaya konulan deliller çerçevesinde olduğu, davacı adına tescilli 115815 ve 2002 18972 numaralı şekil markalarının kırmızı renklerle oluşturulan bir kompozisyon olduğu, davacı tescillerinde sadece kırmızı-beyaz renk kombinasyonu değil, bu renkleri ayıran bir dalga şekli de bulunduğu, davalı tarafın ürünlerinde süt bulunduğunun tüketiciye bildirilmesi için süt görüntüsünün kullanılabilmesi mümkün ise de, bunun çeşitli biçimlerde kullanılması mümkün iken, davacının dalga şekli markası biçimindeki kullanımın hukuka uygun bir kullanım olmadığı,

davalının Kitymilk Süt Kremalı Çikolata, Kitymilk Sütlü Çikolata Kremalı Sandviç Bisküvi, Kitymilk Kakaolu İçecek Tozu, Kitymilk Çikolatalı Pasta Bisküvi, Kitymilk Çilekli Kremalı Çikolata, Kitymilk Sütlü Kremalı Çikolatalı Gofret ürünlerinin tamamında davacı markasının fon olarak kullanıldığı ve taraf ürünlerinin karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, davacının tescilli şekil markalarının davalı yanca üretilen ürün ambalajlarında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturacak şekilde kullanıldığı iddiasına dayalı olarak açılmış haksız rekabetin ve markaya tecavüzün önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının iddiası sabit görülerek davanın tümü ile kabulüne karar verilmiştir.

İşbu davaya konu “Ülker kitymilk süt kremalı çikolata kalsiyumlu” ambalajı, İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2004/314 E, 2005/114 K sayılı kararına ekli olup, aynı ambalaj hakkında açılan davanın kabulüne dair karar, Dairemizin 21.12.2006 tarih ve 2005/9995 E, 2006/13737 K sayılı kararı ile bozulmuştur. Mahkemenin direnme kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.03.2008 gün ve 2008/11-269 E, 2008/279 K sayılı kararı ile de bozulmuş olup, davacı tarafın karar düzeltme isteminde bulunması üzerine henüz kararın kesinleşmediği anlaşılmaktadır.

Mahkemece, “Ülker kitymilk süt kremalı çikolata kalsiyumlu” ambalajının davacı markalarına tecavüz teşkil ettiği iddiası ile 14.04.2005 tarihinde 2004/314 E numarası ile açılmış bir dava bulunduğu gözetilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.

3- Öte yandan; 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 9. Maddesi uyarınca marka hakkına tecavüzden söz edilebilmesi için davalının ürün ambalajında kullandığı kompozisyonun, ürünün nihai tüketicileri nezdinde davacı markası ile iltibasa neden olacak şekilde düzenlenmiş olması gerekmektedir.

Bu bakımdan, marka ve ambalajın kullanıldığı ürünlerin tüketici tarafından algılanış biçimi ve bu algılama sonucunda karışıklığa sebebiyet verilerek tüketicinin davacının ürününü aldığı konusunda yanılgıya düşürülerek davalı ürünlerini satın almasına yol açılmış olmalıdır. O halde, davacı markalarını oluşturan işaretler ile davalı ürünlerine ait ambalaj kompozisyonları karşılaştırılır iken, bu amaç gözetilerek işaretlerin bir bütün olarak bıraktıkları izlenim değerlendirilmelidir.

Davalıya ait “süt kremalı çikolata kalsiyumlu” ürün ambalajı dışında kalan “süt kremalı çikolata kalsiyumlu çilekli”, “çikolatalı pasta bisküvi”, “kakaolu içecek tozu vitamin deposu B C D vitaminli” ve “Disney” ibarelerini taşıyan ürün ambalajları bakımından ise, bu ambalajlarda mevcut çikolata, çilek ve pasta bisküvi şekli, dökülmüş süt görüntüsü, renk ve yazıdan oluşan kompozisyon ile tüketiciye verilen mesaj, ambalaj içinde satılan ürünün içeriğinin kolayca algılanıp satın almalarını sağlamaya yöneliktir.

Davacıya ait şekil markasında benzer şekil ve renkler mevcut ise de; az önce açıklandığı üzere herhangi bir iltibas tehlikesi yaratılmayacak şekilde ambalaj içinde satılan ürünün niteliklerinin ön plana çıkartılmasının amaçlandığı kuşkuya yer vermeyecek bir şekilde açıkça anlaşılmaktadır.

Bu durumda sırf dalgalı renk karışımından oluşan davacı markasının varlığından bahisle marka hakkına tecavüzden söz edilmesi mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmek gerekir iken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, kararın (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/8075, K. 2010/3930, 8 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/8075
Karar No
2010/3930
Tarih
8 Nisan 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2008/8083 K.2010/2773
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/8085 K.2010/5671
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/8092 K.2010/4527
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/8092 K.2010/5642
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2008/8097 K.2010/8337
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2008/8101 K.2010/2401

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.