KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/8151 E., 2010/3599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2007 tarih ve 2006/579-2007/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.03.2010 gününde davacı Avukatı ... gelip davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 1965 tarihinden itibaren önce ailesi tarafından kullanılmaya başlanan “ahtapot” isminin müvekkili şirket hissedarı ve yöneticisi ... tarafından 1990 yılında kurulan giyim mağazasında da ticaret unvanı içinde kullanılmaya devam ettiğini, 1997 yılında ... ile ...’ın davalı şirketi kurduklarını, Büyükkayın’ın ...’ı, Ahtapot’un ise ...’ı temsil ettiğini, 2004 yılında her iki şahıs arasındaki ortaklığın sona ermesi ile tarafların zaten kendi lakabı ve fiilen markalaştırdığı isim olan “ahtapot”un ...’a kalması konusunda bir ihtilaf yaşamadıklarını, ortaklığın sona ermesinden sonra kurulan davacı şirketin “ahtapot” ibaresinin 24,
25 ve 35. sınıflarda tescili için yapmış olduğu başvuruya davalı şirketin itirazı üzerine başvurunun kısmen kabul görmediğini, markanın gerçek hak sahibinin davacı olduğunu ileri sürerek davalı TPE YİDK’nun 2006-M-1111 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davalı şirketin 29.09.1997 tarihinde kurulduğu, bu hususun 17.10.1997 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlandığı, anasözleşmesinde diğer hususlar yanında her türlü hazır giyim ve konfeksiyon ürünlerinin hammaddesini satın alıp imal etmek, pazarlamak, ithalatını ve ihracatını yapmak konularının da yer aldığı,
kurucularının ... ve ... oldukları, 28.04.2004 tarihli devir sözleşmesi ile ...’ın şirketteki hisselerini yeni ortak ...’a devrettiği, şirketten ayrılan ...’ın davacı şirketi kurarak 05.03.2004 tarihinde ticaret siciline kaydını sağladığı ve 12.03.2004 tarihinde marka başvurusunda bulunduğunu, TTK’nun 52. maddesi uyarınca davalı şirketin ticaret unvanı üzerinde tekel hakkı bulunduğu, davacı başvurusundan çıkartılan 25. sınıfın tüm alt grubunda yer alan “ giysiler ” ile 35/08. sınıfta yer alan mağazacılık hizmetlerinin davalı şirketin faaliyet konusu kapsamında kaldığı,
başvurunun tescili halinde bu mal ve hizmetler yönünden tüketici nezdinde iltibas ihtimali bulunacağının açık olduğu, davalı şirketin eski, davacı şirketin ise mevcut kurucu ortağı olan ...’ın “ahtapot” ibaresini lakap olarak kullandığı ve bu ibare üzerinde üstün hakkı olduğu iddiasının TTK’nun 49/2. maddesi son cümlesi uyarınca hukuki dayağının bulunmadığı, öte yandan bu ibarenin adı geçen ortağın lakabı olduğu kabul edilse dahi davalı şirketten önce markasal kullanım suretiyle ayırt edicilik sağladığına dair kanıt sunulamadığı,
davalı şirketin 556 sayılı KHK’nin 8/3 ve 5. maddeleri uyarınca yaptığı itirazın yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/8151, K. 2010/3599, 1 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama