KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/8417 E., 2010/3943 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.12.2007 tarih ve 2007/294-2007/358 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.04.2010 gününde davacı avukatı ...ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin sıvılaştırılmış petrol gazı piyasasında önde gelen bir sanayi kuruluşu olduğunu, davalı şirketlerin 18.05.2001 ve sonraki tarihli bazı gazetelerde yayınladığı reklamlarında, aynı piyasada faaliyet gösteren rakip firmaların imal ettikleri LPG bileşimli ürünlerle bağlantı kurmak suretiyle “Kokusuz Gaz, Kokulu Otogaz kalitesizdir.
Kokulu ve kalitesiz otogazlarla, bir milli servet olan otomobillerinizin ömrünü kısaltmayın” başlıklı karşılaştırmalı reklam verdiğini, davalıların bu eylemleri ile piyasadaki diğer LPG bileşimli ürünlerin kalitesi hakkında yanlış bilgiler vererek, o ürünleri kötülemek ve tüketicileri etkilemek amacı güttüğünü, bu konuda müvekkilince gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, davalılar eyleminin haksız rekabet olduğunun tespit ve men’ine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, söz konusu ilanların tüketiciyi bilinçlendirmek ve reklam amacı ile verildiğini, dava konusu reklamların “karşılaştırmalı” olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, davalı şirket reklamlarında ne davacı ne de başka şirket ürünlerinin karşılaştırılmadığını, dava konusu reklamlarda haksız rekabet unsurlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporunda tek otogaz tipi olduğu yazılarının reklamlarda küçük puntolarla yazıldığı, davalıların pazarladıkları gazın kokusuz, diğerlerinin ise kokulu olarak nitelendirildiği yolundaki beyanların haksız rekabet teşkil edeceği açıklanmış ise de, davalı tarafın eyleminin iddia edildiği gibi davacıya ait satış mahallerinde satılan otogazın kokulu olduğu ve bunun kullanılmasının kullanıcıların araçlarına zarar verecek nitelikte olduğunun ilan yolu ile duyurulması ve bilirkişilerin kabul ettiği gibi karşılaştırmalı reklam olarak kabulünün mahkemece uygun bulunmadığı,
zira Türkiye’de piyasaya sunulan petrol ürünlerin TPAO tarafından ithal edildiği ve rafineriler aracılığı ile piyasaya arz edildiği, bu nedenle tarafların kullandığı gazı aynı kaynaktan temin ettiği, söz konusu reklamlar ile bir kısım satıcıların satışa sunduğu otogaza katkı maddesi ilave ettiği ve bu ürünlerin araçlara zarar vereceği hususunun duyurulmak istendiği yolundaki savunmanın yerinde bulunduğu, ilanlarda davacı tarafın isminin belirtilmediği,
davacı tarafın anımsanmasına sebebiyet verecek ibarenin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2005/2636 E, 2006/5025 K sayılı ilamıyla bozulmuş, mahkemece direnme kararı verilmesi üzerine Yargıtay HGK'nun 2007/11-839 E, 825 K sayılı ilamıyla direnme kararı bozulmuş, mahkemece YHGK kararı doğrultusunda davalılar eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, marka haklarına tecavüz bulunmadığından bu yöndeki talebin reddine, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve davacı vekilince dava dilekçesinde açıkça markadan doğan haklarına tecavüz teşkil eden davalılar eylemlerinin tespiti ile durdurulmasının talep edilmiş bulunmasına göre,taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/8417, K. 2010/3943, 8 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama