KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/8542 E., 2010/4147 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/02/2008 tarih ve 2007/59-2008/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.04.2010 gününde davacı avukatı ...ile davalı ... Tekstil İnş. Gıda Tic. Ve San. Ltd.
Şti. vekili Av. ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen davalı TPE vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1995 yılından beri İngiltere'de tescilli "DUCK AND COVER" markasını Türkiye'de 3,18,25. sınıflarda tescili için 2006/04066 nolu başvurusunun daha önce davalı şirket adına tescili "DUCK AND COVER+Şekil", "d.u.c duck and cover+şekil, "ibareli markalar ve daha önce marka başvurusu yapılmış "Duck And Cover"ibaresi ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu gerekçesiyle enson YİDK tarafından 3 ve 25 nci sınıf bakımından 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi uyarınca, 18.sınıf emtia bakımından ise 8/1-b maddesi uyarınca reddedildiğini.
Oysa, müvekkili markasının pasif konvansiyonu'nun 1.mükerrer 6. maddesine göre tanınmış marka olup, redde dayanak marakların müvekkilinin markasının birebir taklit edilmesi suretiyle kötüniyetle tescil edildiğini, markanın gerçek sahibinin müvekkili olduğunu, redde dayanak markaların hükümsüzlüğü için açtıkları davanın sonucu ile redde neden marka başvurusuna yaptıkları itirazın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, aksi yöndeki YİDK kararının doğru olmadığını ileri sürerek, YİDK'nun 13.06.2007 tarih ve 2007/M-2370 sayılı kararın iptalini, müvekkilinin marka başvurusu tescil işlemlerinin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili ile diğer davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının marka başvuru tarihinde, Markalar Dairesi karar tarihinde ve YİDK karar tarihinde redde neden olan markaların tescilli olduğu, YİDK'nun başvuru tarihindeki mevcut koşullara göre karar vermesinin doğru bulunduğu, redde neden başvuruya davacının yaptığı itirazın bekletici sorun yapılması zorunlu olmadığı gibi, redde dayanak marka tescilleri varken sonuca etkili de bulunmadığı, öte yandan davacı markası tanınmış marka olması halinde dahi, tescilli bir marka varken ikinci bir tescilin yapılamayacağı, 556 sayılı KHK'nin 7/2-son maddesinde yapılan değişikliğin bu anlama geldiği,
tescilin sadece marka sahibini değil tüketicileri de koruduğu, tescilde öncelik ilkesi gereğince daha önce tescilli bir markanın terkini kesinleşinceye kadar gerçek hak sahipliğinin devam ettiği, davacının tanınmış marka veya gerçek hak sahibi olduğunu veya kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandırdığını ileri sürerek tescil isteminde bulunamayacağı, kötüniyetli tescil iddiasının hükümsüzlük davasının konusu olup, YİDK kararının iptali davasında tartışılamayacağı, davacının gerçek haksahibi olduğuna ve tanınmış marka sahibi olduğuna yönelik iddialarının değerlendirilmediği gerekçesiyle, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/8542, K. 2010/4147, 13 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama