KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/8627 E., 2010/151 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.03.2008 tarih ve 2007/816 - 2008/558 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankanın Yeni Sanayi Şubesi’ndeki hesabında bulunan paranın internet şifresinin kötü niyetli 3. kişiler tarafından kırılarak, bilgisi ve talimatı olmadan ...adlı şahsın davalı bankanın Keresteciler Şubesi’ndeki hesabına iki kez 1.990,00’er YTL olmak üzere toplam 3,980,00 YTL havale yapılıp buradan da çekildiğini, davalı bankanın oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 3.980,00 YTL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, havale yapılan ...’un hesabında bulunan 668,87 YTL nın blokeye alınıp davacıya iade edildiğini, geri kalan meblağların çekilmesinde bankanın kusuru ve ihmali olmadığını, davacının banka ile imzalanan sözleşmeye aykırı davranarak şifrenin gizli kalarak saklanması hususunda gereken özeni göstermediğini, davacının şifre ve parolalarının bankanın sisteminden alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankalarca müşterilerin zarar görmesini önlemek amacı ile ek güvenlik önlemlerinin alındığı, bu önlemler sayesinde kötü niyetli kişilerin müşterilerin bilgisayarlarından tek kullanımlık şifreleri ele geçirse bile müşteri hesaplarından işlem yapmalarının engellendiği, sistem güvenliğinin sağlanmasından kaynaklanan zararların sorumluluğunun bankaya ait olduğu, sözleşmelere konulacak hükümlerle bu sorumluluktan kurtulmanın mümkün bulunmadığı, bankalar güven kuruluşları olduğu için tedbirli bir tacir gibi davranmak zorunda olduğu,
bu nedenle hafif kusurlarından da sorumlu oldukları, somut olayda güvenlik eksiği olan sisteme dışarıdan müdahale ederek haksız kazanç sağlayan kişiler hakkında ceza soruşturmasının devam ettiği, davacının % 50 kusurlu olduğuna ilişkin bilirkişi görüşüne itibar edilmiş olup bankaca davacıya 668,87 YTL ödendiği ve 26.10.2007 tarihli bilirkişi raporunda mahkemece kabul edilmeyen kısım dışında açıklanan nedenlerle 3.311,13 YTL alacağın varlığının kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.311,13 YTL alacağın işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile ile birlikte davalıdan tahsiline,
fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkeme kararının gerekçe bölümünde bilirkişi raporunun kusur dağılımına ilişkin bölümünün yerinde bulunmadığı hususunun açıklanması karşısında yine mahkeme gerekçesinde yer alan "bilirkişi görüşüne itibar edilmiş olup" ibaresinin maddi hatadan kaynaklanmış olmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/8627, K. 2010/151, 11 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama