KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/8762 E., 2010/2981 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.10.2007 tarih ve 2006/619 - 2007/232 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.03.2010 gününde davacı avukatı ... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından kullanılmakla ayırt edici nitelik kazanan ve fantazi bir ibare olan "OTTOMANS HOTEL" ibareli markanın tescili amacıyla 2004/23854 kod no ile uluslararası 35/1, 3 ve 43/1, 2. sınıflara delil hizmetlerde kullanılmak üzere yapılan marka tescil başvurusunun davalı TPE tarafından 5 adet marka gerekçe gösterilerek 556 sayılı KHK'nin 7/(b) maddesi gereğince reddedildiğini, oysa markalar arasında yazılış, okunuş, görsel ve fonetik anlamda herhangi bir ayniyet ve/veya benzerlik bulunmadığını,
müvekkili markasının uzun zamandır kullanılmakla ayırt edici nitelik kazandığını ileri sürerek davalı TPE YİDK'nun 2006/M-1176 nolu kararının iptali ile hükümsüz sayılmasına, müvekkili markasının Resmi Marka Bülteninde ilana çıkartılmasına ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davalı markasının "OTTOMAN HOTELS" şeklinde düşünüldüğü, ibarenin tek bir kelime gibi yazılmışsa da aslında iki kelimeden ibaret olup bunlara "OTTOMAN" ve "HOTELS" sözcükleri olduğu, bunlardan "HOTELS" kelimesinin markanın kullanılacağı hizmetler dikkate alındığında KHK'nin 7/1-c maddesi gereğince tanımlayıcı nitelikte olması bir yana, KHK'nin 7/1-d maddesi anlamında ilgili sektörde ortaklaşa kullanılan bir sözcük olduğu,
bu nedenle markasal anlamda üzerinde tekel hakkı kurulmasının doğru olmayacağı, davacı markasının esaslı ve genel izlenimi oluşturan unsurunun "OTTOMAN" ibaresi olup bunun da "Osmanlı" anlamına geldiği, tescile engel olduğu düşünülen markaların "www.ottoman.com.tr", "www.ottomanbank.com.tr", "www.ottomanbank.com", "Ottoman Teste" ve "şekil+ottoman" şeklinde olduğu, bu markalarda yer alan "www, bank, com.tr, teste" ibarelerinin jenerik sözcükler olup, KHK'nin 7/1-d maddesi anlamında ilgili sektördeki herkesin kullanımına açık kelimeler olduğu,
yine 2004/21741 nolu markada bulunan şekil unsurunun anılan markadaki sözcüğü ikinci plana iten ve ilk etapta algılanıp farkedilecek bir önem ve özgünlükte olmadığı, bu durumda tescile engel olduğu, bu kelimenin ise davalı markasının esaslı unsuruyla bire bir aynı olduğu ve bu durumun bahsi geçen markaları aynı yapmasa da 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzer kaldığı, markaların kullanılacakları hizmetlerinde aynı veya ayrı tür olduğu,
davacının itirazında KHK'nin 7/son maddesine dayanmadığı gibi, başvuru tarihi itibariyle 7/1-b maddesindeki tescil engelinin 5194 sayılı yasayla değişik 7/son maddesi ile aşılmasının zaten mümkün olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/8762, K. 2010/2981, 18 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama