İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/9012 K.2010/4590

Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.05.2008 tarih ve 2008/120-2008/166 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.04.2010…

Esas2008/9012Karar2010/4590Tarih27 Nisan 2010Okuma4 dk · 808 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2008/9012 E., 2010/4590 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Nisan 2010
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

808 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.05.2008 tarih ve 2008/120-2008/166 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.04.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatları ... ve ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin murisi ...’ın 1927 yılında kurulan ve 50.000 TL sermayesi olan Kocaeli Bankası Türk A.Ş.

550 TL hisse miktarı ile kurucu ortak olup, 500 TL ve 50 TL tutarlı 2 adet nama yazılı senet düzenlenip murise teslim edildiğini, bunun yaklaşık 1/91 hisseye karşılık geldiğini, ana sözleşmenin 5/5 nci fıkrasında kuruculuk intifa hakkının %7 olarak tahsis edilip, buna göre murise de bir adet kurucu intifa senedi tanzim edilip teslim edildiğini, unvan değişikliği ile davalı ...’nın kurucu intifa senedi olarak değiştirildiğini, intifa senetlerinin TTK’nun 402 nci ve 403 ncü maddelerinde düzenlendiğini, ana sözleşmenin 52 nci maddesinde kurucu intifa senedi sahibi ortaklara dağıtılacak kârın nasıl hesap edileceğini belirlendiğini,

125 kurucu ortağa tanınan bu menfaatler müktesep hak niteliğinde olup, 1927 yılından 1982 yılında yapılan anasözleşme değişikliğine kadar her seferinde son sermaye üzerinden uygulandığını, bu tarihte ana sözleşmenin 5 nci ve 52 nci maddelerinde yapılan değişikliklerle kurucu intifa senedi sahibi ortaklara, şirketin son sermaye artırımından önceki 30.000.000 TL’lık 60.000 hisseye isabet eden bölümün %7’nin ayrılmasına karar verildiğini ve kârın dağıtılmasının genel kurul kararına bağlandığını,

Oysa TTK’nun 298’nci maddesine dayalı olarak kuruluş esnasında kuruluş ana sözleşmesi ile kurucu ortaklara tanınan %7’lik kâr payının müksesep hak olup, ana sözleşme değişikliği ile sınırlandırılamayacağı ve değiştirilemeyeceğini, TTK’nun 385 nci maddesinde müktesep haklara sahiplerinin rızası olmadan anasözleşme değişikliğinin genel kurulunca yapılamayacağının belirtildiğini, kâr payı almanın da aynı maddede müktesep haklardan sayıldığını, kurucular ile şirket arasında sözleşme bağı kurulduğunu, genel kurulun anasözleşmeyi değiştirerek onların haklarını aleyhlerine değiştiremeyeceğini, kurucuların genel kurul kararının iptalini istemeden,

var olan sözleşme ilişkisi gereğince kâr payı alacağının tahsilini her zaman talep edebileceklerini, sözleşmenin bir tarafı olan şirketin kendi iç yapısında aldığı bir kararla diğer tarafın haklarını etkilemeyeceğini ileri sürerek, 2002-2003-2004-2005 yılları için olmak üzere toplam 92.525 YTL’nın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, intifa hakkının bir imtiyaz olmadığını, kuruluştaki sermaye ile yada sonradan yapılan sermaye artırımlarında da belirli bir sermaye ile sınırlandırılmasının mümkün ve geçerli olduğunu, kâr payı dağıtımı ile ilgili kararlara karşı dava açılmadığını, 2003 yılında yönetim kurulu kararı ile intifa hakkı sahipliği kabul edilen davacının anasözleşme değişikliklerini bilerek payı aldığını, dava tarihine kadar sessiz kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre, davalı bankanın ortaklarından ...’ın mirasçıları tarafından bir adet kurucu intifa senedinin davacıya ciro edildiği, yönetim kurulunun 25.08.2003 tarihli kararı ile davacının hak sahipliğinin karar altına alındığı, 13.05.1982 tarihli genel kurulda sermayenin arttırıldığı ve kurucu intifa senetleri sahiplerini ilgilendiren 5 nci maddenin 6, 7 ve 8 nci fıkraları ile 52 nci maddenin değiştirildiği, kurucu intifa senedi sahiplerinin paydaş olmadığı, paydaşların müktesep haklarını düzenleyen TTK’nun 385 nci maddesinden yararlanmalarının mümkün olmadığı,

anasözleşme değişikliğine Abdülhamit varislerinin karşı çıkmadığı ve ortak sıfatı ile bu kararların iptali için dava açmadıkları, 1982 yılından 2002 yılına kadar yapılan uygulamaya muvafakat edildiği, böylece anasözleşmenin tanıdığı haklardan kaynaklanan sözleşme ilişkisinin değiştirildiği ve yeniden oluşturulduğu, 1982 yılına kadar son sermaye üzerinden yapılan kâr payı dağıtımı uygulamasının kaldırılıp, yeni bir uygulamaya geçildiği, bunun benimsendiği ve davacının müktesep ya da sözleşmesel haklarını ihlal eden bir nitelik taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kurucu intifa hakkı sahibi davacının paydaş sıfatının bulunmadığını doğru olarak gerekçede belirten mahkemenin bu gerekçesi ile “davacı seleflerinin 1982-2003 yılları arasında, davacının 2003-2007 yılları arasında sessiz kalıp, ana sözleşme değişikliğine iptal davası açmadıkları” anlamına gelen diğer gerekçesinin “iptal davası açmadıklarına” ilişkin bölümü çelişmekte ise de, sessiz kalma suretiyle zımni muvafakat ile 1982 anasözleşme değişikliği sonrası uygulamanın davacı ve öncesinde seleflerince benimsenmiş, sözleşme

ilişkisinin bu yönde değişmiş olmasına yönelik doğru diğer gerekçeler karşısında bu çelişkinin sonuca etkisi bulunmamasına, öte yandan 52 nci maddenin B/4 bölümünde genel kurulun kâr payı dağıtılmasına yetkili kılınmasının bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere pay sahibi ortaklara dağıtılacak kâr payları ile ilgili olmasına ve bunun kurucu intifa senedi sahiplerinin haklarını genel kurulun kısıtlamasına olanak tanındığı anlamına gelmemesine, o anlama gelse dahi yine sözleşme ilişkisinin taraflarca zımnen değiştirildiğinin kabulü gerekmesine göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9012, K. 2010/4590, 27 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/9012
Karar No
2010/4590
Tarih
27 Nisan 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/9013 K.2010/5968
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2008/9019 K.2010/7027
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2008/9026 K.2010/7382
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2008/9030 K.2010/7354
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2008/9031 K.2010/7815
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2008/9033 K.2010/2729

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.