KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9074 E., 2010/4561 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
771 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.03.2008 tarih ve 2006/205 - 2008/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.04.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı asil ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin mühendislik üzerine bilgisayar programları üreten ve lisans yoluyla bunların kullanımını üçüncü kişilere bırakan bir şirket olduğunu, NET CAD ismiyle yazılımını gerçekleştirdiği eser vasfındaki bilgisayar programının da bunlardan biri olduğunu, davalıya ait işyerinde Trabzon 1.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2004/184 değişik iş sayılı kararı uyarınca 14.06.2004 tarihinde yapılan aramada, müvekkiline ait NET CAD isimli bilgisayar programının,
izinsiz ve lisansız biçimde dört adet bilgisayara yüklenmek suretiyle kullanılmakta olduğunun ve hatta bu programla gerçekleştirilmiş bir çok projenin bulunduğunun tespit olunduğunu, davalının bu eyleminin müvekkilinin eserden doğan malî haklarının ihlali niteliğinde bulunduğunu ileri sürerek, FSEK'nun 68. maddesi uyarınca 262.845 YTL telif tazminatının 15.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve ve tüm dosya kapsamına göre, 5846 sayılı FSEK’nun 2/a maddesi uyarınca, bilgisayar programlarının ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğu, aynı yasanın 1/B-g maddesi gereğince bilgisayar programının “bir bilgisayar sisteminin özel bir işlem veya görev yapmasını sağlayacak bir şekilde düzene konulmuş bilgisayar emir dizgesini ve bu emir dizgesinin oluşum ve gelişimini sağlayacak hazırlık çalışmaları” şeklinde tanımlandığı, buna göre bilgisayar programının bizzat kendisi ve bunun hazırlık çalışmalarının bu tanım içinde yer aldığı,
bir bilgisayar programının esas olarak dört bölümden oluştuğu, bunların program akışı, algoritma, kodlar ve kullanıcı ara yüzlerden olduğu, bilgisayar programının değişik aşamalardan geçerek oluşan bir mimari yapı gibi olduğu, ortaya çıkartılan bu yapıda, programın esasını ve bunun temelinde yatan düşünceleri okumanın mümkün olduğu, aslında bu düşünce ve fikirler tek başlarına korunmasalar da programlara özgünlük veren ve korunmasını gerekli kılan bu fikir ve düşüncelerin “bilgisayar programı” olarak somutlaştıklarında, nesnel fikri ürünler olarak korunmalarının kabul edildiği, yazılımın program akışı bölümünün koruma altında olduğu,
kod yazılımının ise teknik anlamda program yazılımının en önemli bölümlerinden biri olduğu, toplam çalışmanın yaklaşık yüzde ellisini oluşturduğu; hazırlanan program ve hazırlık tasarımlarının gerek insan, gerekse donanım (hardware) tarafından okunup, girdi ve verilerin istenilen şekilde çıktılarının alınmasını sağlayan bölüm kodlaması ile mümkün olabildiği; açıklanan nedenle programın kod bölümünün de kaynak (source) veya amaç (object) kod ayırımı yapılmadan koruma altına alındığı,
algoritma ve arayüz veya kullanıcı arayüzü diye bilinen son iki unsurun ise koruma kapsamı dışında oldukları, bu bağlamda bir örneği mahkemeye sunulan NET CAD ismi ile üretilip pazarlanan bilgisayar programının, sahibinin hususiyetini yansıtacak biçimde şekillenmiş bulunması, FSEK'nda öngörülen eser türlerinden birinin içine girmesi ve fikrî bir çabanın ürünü olması nedeniyle ilim ve edebiyat eseri vasfında bulunduğu, dava konusu bilgisayar programının, davalı kullanımının tespiti tarihinden de evvel, davacı şirket tarafından hazırlatıldığı ve pazarlandığı,
FSEK’nun 11. maddesi hükmü de nazara alındığında eserle ilgili hakların sahibinin davacı şirket olduğu, 5846 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca bir bilgisayar programının, bir bilgisayara yüklenmesi ve çalıştırılmasının ancak programı yasal yoldan edinmiş ve lisans hakkı elde etmiş kişilere ait bulunduğu, aynı Yasa’nın 22/son maddesi uyarınca, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerinin, bilgisayar programının çoğaltılması niteliğinde bulunduğu,
davalının kendisine ait işyerinde, Trabzon 1.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2004/184 değişik iş sayılı kararı uyarınca 14.06.2004 tarihinde yapılan aramada, davacıya ait NET CAD isimli bilgisayar programının birebir aynısının izinsiz ve lisanssız biçimde dört adet bilgisayara yüklenmek suretiyle kullanılmakta olduğunun ve hatta bu programla gerçekleştirilmiş bir çok projenin bulunduğunun tespit olunduğu,
aynı hususun el konulan harddisk ve CD’lerin atanan bilirkişiler tarafından incelenmesi sonucu da tesbit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 5846 sayılı FSEK’nun 68. maddesi uyarınca 262.845,00.-YTL telif tazminatının 15.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek değişir oranlı reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı şirketin unvan değiştirmesinin davadaki aktif husumet ehliyetine bir etkisinin olmamasına ve yargılama aşamasında dayanılmayan delillerin temyiz aşamasında öne sürülmesinin mümkün bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9074, K. 2010/4561, 27 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama