KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9441 E., 2010/5008 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.02.2008 tarih ve 2006/78 - 2008/88 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar ve karşı davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.05.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı Nihan Ateşoğlu gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin 29.09.1998 tarihli poliçe ile davalı sigorta şirketine Can Sağlığı Sigortası yaptırdığını, davacı ... Togay'ın 28.07.2005 tarihinde kalp ameliyatı geçirdiğini, "sağlık beyanının eksik olduğu, poliçe başlangıç tarihinden öncesine dayanan rahatsızlıklara, yönelik tedavi giderlerinin ödenmeyeceği" gerekçesiyle ameliyat giderlerinin davalı tarafından ödenmediğini, davacı ...'in sigorta poliçesinin düzenlendiği tarihte kalp hastası olduğunu bilmediğini ileri sürerek, 14.334,17 YTL tedavi gideri ile 5.000 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı (karşı davacı) vekili, davacı ...'ın sigorta ettiren, diğer davacı ... Togay'ın sigortalı olduğu sigorta poliçesi düzenlenmeden öncesindeki sağlık bildirim formunda gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğunu, sigortalı ...
Togay'ın poliçe başlangıç tarihinden önce mevcut olan kalp rahatsızlığını müvekkiline beyan etmediğini, bu durumun TTK'nun 1290 ve Hastalık Sigortaları Genel Şartlarının 5. maddesinde yazılı hükmün ihlali olduğunu, cayma hakkının müvekkili tarafından süresinde kullanılarak durumun davacı ...'e bildirildiğini savunarak, asıl davanın reddini istemiş; karşı dava ile de, sigortalı ...'in 02.06.2005 tarihinde meydana gelen rahatsızılğı nedeniyle 1.427,78 YTL tedavi giderinin müvekkilince ödendiğini ileri sürerek,
poliçe iptali nedeni ile iade edilecek 695,57 YTL prim mahsup edilerek bakiye 732,21 YTL'nın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte karşı davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ...'in sigorta ettiren, davacı ...'in sigortalı olduğu ilk sigorta poliçesinin 29.09.1998 tarihinde düzenlendiği, davacı ...'in eşi olan sigortalı ...'in fıtık ve varis ameliyatı dışında herhangi bir hastalığının olmadığı şeklinde beyanda bulunduğu, 2000 ila 2005 yıllarını kapsayan poliçelerin düzenlenmesi sırasında da mevcut hastalıkları ile ilgili bir beyanda bulunmadığı, sigortalı ...'in 1990 yılından beri mitral yetersizliği rahatsızlığının bulunduğu ve bu hastalığı ile ilgili olarak o tarihten beri tedavi gördüğü,
davaya esas teşkil eden 29.09.2004 - 2005 tarihli poliçenin başlangıç tarihinden önce bu rahatsızlığı olmasına rağmen sigorta ettiren tarafından bu durumun bilerek gizlendiği, sigortalının eşi olan sigorta ettiren davacı ...'in eşinin rahatsızlıklarını bilememesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu,
davalı (karşı davacı) sigorta şirketinin cayma hakkını kullanarak iptal ettiği, 28.07.2005 tarihinde gerçekleşen ameliyat ve tedavi giderlerinin talep edilemeyeceği, davalı (karşı davacı) sigorta şirketi tarafından davacılara ödediği 1.427,78 YTL'den gün esasına göre iade edilecek 695,20 YTL prim iadesinden sonra bakiye 732,58 YTL'nın talep edilebileceği, ancak istemle bağlı kalınması gerektiği sonucuna varılarak, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 732,21 YTL'nın 04.06.2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte karşı davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davacılar (karşı davalılar) vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar ve karşı davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9441, K. 2010/5008, 6 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama