KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9486 E., 2010/797 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.06.2008 tarih ve 2007/253-2008/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen, Ladies Cup ibareli, 41. sınıfın 8. alt grubunda yer alan spor hizmetleri ve spor amaçlı organizasyon düzenleme hizmetlerini içeren marka tescil başvurusunun, markalar dairesi tarafından ihdas olunan karar ile 556 sayılı KHK’ nin 7. maddesinin c bendi hükmü nazara alınarak reddedildiğini, “işaretin marka olabilme vasfının mevcut olduğu ve nitelik bildirici olmadığı” gerekçe ve ret kararının kaldırılmasına yönelik itirazlarının YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE, kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olmadığını, başvuru konusu Ladies Cup biçimindeki işaretin tescil kapsamına alınmak istenilen spor hizmetleri ve spor amaçlı organizasyon düzenleme hizmetleri için vasıf bildirici olduğundan ayırt ediciliğinin bulunmadığını, bu nedenle 556 sayılı KHK’ nin 7. maddesinin c bendi hükmü uyarınca reddinin zorunlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, başvuru konusu işaretin Türkçe’ deki karşılığının hanımlar kupası olduğu, bu işaretin, bayanların katılımına ilişkin spor organizasyonu ve hizmetlerinin tanımlanmasında yaygın biçimde kullanıldığı, kavram(mal/hizmet) adına veya tanımına yakın olduğu ve hatta anılan hizmeti tanımladığı, davacının sunacağı 41/8. sınıf hizmetleri, başka işletmelerin sunduğu hizmetlerden ayırt etmeyi sağlamaktan uzak olduğu, söz konusu hizmetlerin yararlanıcılarının nazarında bu işaretin, sunulacak hizmeti tanımladığından,
556 sayılı KHK’ nin 7/c. maddesi anlamında tanımlayıcı olduğu, sunulacak hizmetin ismini tanımlayan vasıf bildirici bir ibarenin tek bir firmanın tekeline verilmesinin, aynı hizmetlerin sunumunu yapan diğer firmalar için rekabeti, haksız biçimde sınırlandıracağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9486, K. 2010/797, 26 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama