KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10035 E., 2011/8928 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
865 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/04/2009 tarih ve 2006/112-2009/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.07.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...’in müvekkilinin Samsun Şubesi müdürü ve ticari vekili olduğu sırada izin almaksızın eşi ile birlikte müvekkili şirketin iştigal konusu ile meşgul olan ...
Ltd.Şit’ni kurduğunu, vekalet ilişkisini kötüye kullanarak çeşitli eylemlerle müvekkilini zarara uğrattığını, zimmetine para ve mal geçirdiğini, rekabet yasağını ihlal ederek zarara ve kâr mahrumiyetine maruz bıraktığını, müspet zararının da doğduğunu ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek, asıl davada 36.655.091.000 TL maddi, 2 milyar TL manevi tazminatın davalı ...’den, birleşen 97/173 sayılı dosyada ise davalı ...
Ltd.Şti. firmasının ... tarafından kurulduğunu ve birlikte hareketle müvekkilini zararlandırdıklarını ileri sürerek, 10.741.883.000 TL maddi 1 milyar TL manevi tazminatın, birleşen 98/289 sayılı dosyada, ...’in işçisi olan davalı ...’ın asıl ve birleşen 97/173 sayılı dosyada verilen tedbir kararını sonuçsuz bırakmak için Medi Tıp adında firmayı muvazaalı olarak kurduğunu ve ... ile birlikte hareket ederek müvekkilinin kazanması gereken ihalelerin tamamını aldığını, uğranılan zarar ve mahrum kalınan kâr karşılığı 33 milyar TL’nin,
birleşen 98/529 sayılı dosyada ise diğer davalarda saklı tutulan zarar/ziyan ve kâr miktarı 60 milyar TL’nin davalılar Sancar ve ... Ltd.Şti.’den müştereken müteselsilen tahsilini istemiş, ıslah ile de 288.113.031.003 TL’nin tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili ...’in ... yaptığı ödemenin davacı şirketin mal alımına karşılık olarak yapıldığını, bir kısım masrafların şube bürosu için yapıldığını, vekalet görevinin layığı ile yerine getirildiğini, davacı firmanın ihalelere girmesinin engellenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen 98/289, 98/529 sayılı dosyasında maddi tazminat istemlerinin kabulüne, 97/173 sayılı dosyasındaki talebin kısmen kabulüne karar verilmiş, Dairemizce, karar gerekçeden yoksun olduğundan bahisle bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı şirketin 6.561.944.050 TL’nı ... ve davalı şirketten isteme hakkı bulunduğu, birleşen 1998/289 sayılı dosya açısından davalı ...’in diğer davalı şirketin işçisi olduğu halde danışıklı olarak Med.Tıp.firmasının kurdurulduğu ve ihalelere girdiği ihale bedellerini davalı ...’in tahsil ettiği faaliyetin danışıklı firma aracılığı ile yürütülmesi nedeniyle davacının kâr mahrumiyetine uğradığı bu yönden 33.000.000.000 TL’den ... ve davalı şirketin sorumlu olduğu,
birleşen 98/529 sayalı dosyada ise, yine danışıklı firma aracılığı ile girilen ihaleler sonucunda davacı firmanın uğradığı kazanç kaybının 288.113.031.103 TL olduğu gerekçesiyle bu miktarın davalı ... ile ...
Ltd.Şti’den tahsiline, bu tutarın 60 milyar TL’sinin dava tarihinden, bakiyesinin ise ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.02.2006 tarihli kararı ile davalılar yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda bilirkişiden ek rapor alınarak mahkemenin 2006/112 esas sayılı dava yönünden maddi tazminata ilişkin davanın kabulü ile, davacı vekilinin 08.06.2001 tarihli celsede vazgeçtiği 3.785,00 TL dikkate alınarak ve taleple bağlı kalınarak zarar, ziyan ve mahrum kalınan kar ile müsbet zarar sonucu toplam 30.795,10 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal temerrüt faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı tarafa ödenmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine, 1997/173 esas sayılı dava yönünden davanın kısmen kabulü ile mahrum kalınan kâr ve uğranılan müspet zarar karşılığı toplam 6.561,94 TL'nin davalı ... Ltd.
Şti.den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal temerrüt faizi ile birlikte tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, yasal şartları oluşmadığından manevi tazminat talebinin reddine, 1998/289 esas sayılı dava yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile zarar ziyan ve mahrum kalınan müsbet kazanç karşılığı 14.510,25 TL 'nin dava tarihinden itibaren yasal temerrüt faizi ile birlikte davalı ... ve Medi-Tıp firmasından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 1998/529 esas sayılı dava yönünden, açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece asıl ve birleşen davalarda davanın kısmen kabul ve reddine karar verildiğinden her bir dava yönünden reddedilen miktar üzerinden davalılar yararına ayrı ayrı ücreti vekalete karar verilmesi gerekirken, toplam değer üzerinden tek bir ücreti vekalete karar verilmesi doğru görülmemiş, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7 maddesi uyarında kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
#######
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10035, K. 2011/8928, 14 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama