KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1009 E., 2010/2152 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
622 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Develi Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.12.2007 tarih ve 2004/184 - 2007/387 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.02.2010 gününde davacı avukatı ...ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ... adına trafikte kayıtlı olan ve davalı ...’in kullandığı 38 FU 209 plakalı aracın 29.05.2001 tarihinde kaza yaparak Kızık köyünden ilköğretim okulu öğrencilerinden 2 sinin ölümüne, 7 sinin de yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kazada şoförün 8/8 oranında kusurlu bulunduğunu, kazada ölen 2 kardeş için aileleri tarafından Ankara11.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2001/426 esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, kararın 2002/301 karar numarası ile kesinleştiğini, Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün 2002/5207 esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını bu dosyada davacı adına 18.03.2003 tarihinde 77.605.800.000.-TL, 03.06.2003 tarihinde ise 1.532.400.000.-TL ödendiğini, bu nedenle ödenen miktarların ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ödemenin yapıldığı tarih itibariyle 1 yıllık süre geçtiğinden zaman Aşımı itirazında bulunmuş, ayrıca rücu davasında davanın niteliği gereği koşulların oluşmadığını, gerek ceza dosyasında belirlenen kusur oranını gerekse tazminat miktarlarını kabul etmediklerini, aracın gerçek malikinin olay tarihi itibariyle ne işveren nede işleten konumunda olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre.
Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12.06.2002 tarih 2001/426 Esas, 2002/301 Karar sayılı kararıyla davacılar ...l, .....,...l, ......, ..... ve ......vekilleri tarafından davalı Milli Eğitim Bakanlığı aleyhine açılan tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilerek davacı baba ...l için ölen oğlu ...’in desteğinden yoksun kalması nedeni ile 2.657.607.354.-TL, kızı ...’ün desteğinden yoksun kalması nedeni ile 1.430.880.820.-TL toplam 4.088.488.174.-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile iki çocuğunun kaybından dolayı takdiren toplam 8.000.000.000.-TL manevi tazminatın,
davacı anne ... için ölen oğlu ...’in desteğinden yoksun kalması nedeni ile 3.09l.361.763.-TL, kızı ...’ün desteğinden yoksun kalması nedeni ile 2.355.325.842.-TL toplam 5.446.687.605.-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile iki çocuğunu kaybetmesi nedeni ile taktiren 8.000.000.000.-TL manevi tazminatın, davacı kardeşler ..., ..., ... ve ...e için her bir davacı kardeş için toplam 2.000.000.000.-'er TL den toplam 8.000.000.000.-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, tüm alacaklar için haksız eylem tarihi olan 29.05.2001 tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verildiği,kazanın oluşumunda sürücünün kusurlu görülerek cezalandırıldığıBK’nun teselsüle ilişkin hükümlerine göre 3. kişilere verilen zarardan dolayı istihdam edenin 3. kişilere yaptığı ödemelerden dolayı asıl sorumlulara rücu hakkının mevcut olduğu, trafik kaydında kazaya neden olan aracın maliklerinin davalılar olduğu,
meydana gelen kazadan ötürü üçüncü kişiler ...l ve arkadaşlarının açmış olduğu hazineye karşı olan davada hazinenin sorumlu olduğu miktar nispetince asıl sorumlu olarak sorumlu oldukları, hazinenin talep ettiği tazminat miktarının davalılardan ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerektiği gerekçeleriyle davanın kabulü ile 77.605.800.000.-TL'nın icra dosyasına ödeme tarihi olan 22.03.2004 tarihinden,
1.532.400.-TL'nın icra dosyasına ödeme tarihi olan 16.06.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1009, K. 2010/2152, 25 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama