KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10214 E., 2011/9105 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.03.2009 tarih ve 2003/491 - 2009/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.07.2011 gününde davacı avukatı..... ile davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "Anılarla Alpay" isimli yapımda "Sensizliğimin Şarkısı, Allahım Yeter" isimli müzik eserlerinin hak sahibi olduğunu, aynı zamanda “Anılarla Alpay” isimli yapımda yer alan diğer eserlerin yorumcusu ve icracı sanatçısı olduğunu, sözü edilen yapımın davalı tarafından müvekkilinden herhangi bir izin almaksızın çoğaltılarak piyasaya sürüldüğünü, bu durumun müvekkilinin FSEK'ten kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek davalının vaki tecavüzün durdurulmasını, maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsilini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu "Anılarla Alpay" isimli yapımda yer alan "Sensizliğimin Şarkısı, Allahım Yeter" adlı eserler ile aynı yapımda yer alan ve davacının icracı olduğu diğer eserlerin, dava dışı Ada Yayıncılık ve Müzik Ticaret Ltd. Şti'den devir alındığını, adı geçen şirkete de davacının haklarını bizzat devrettiğini, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının eserler üzerindeki mali haklarını 12/10/1989 tarihinde Ada Yayıncılık Müzik Şirketine devrettiği ve davalının da söz konusu eserleri "Anılarla Alpay" isimli yapımda kullandığı, davacının yaptığı sözleşmede eserler üzerindeki hakların 3. kişilere devrine imkan veren bir hüküm bulunmadığı gibi, peşin ödenen telif ücreti dışında kaset sayısının belli bir miktarı aşması durumunda kaset adedine bağlı telif ücreti ödemesi öngörüldüğünden, mali hakların tam ruhsat şeklinde devredilmediği, satışa bağlı telif ücreti ödeme yükümlülüğü
bulunduğundan, FSEK'nun 49. maddesi gereğince, Ada Yayıncılığın davacının iznini almadan mali hakları davalıya devretmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davalının Ada Yayıncılıkla olan sözleşmeye dayanamayacağı, 10 yıllık zamanaşımının geçmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.687 TL maddi tazminat ile takdiren 3.000 TL manevi tazminatın ihtarnamenin tebliğ tarihi ve ihtarnamede verilen süre de dikkate alınarak 28/04/2000 tarihinden yürütülecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine, aradan geçen süre ve olayın oluş şekli itibariyle ilan talebinin de reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece, FSEK'nun 78. maddesinde haklı olan tarafın muhik bir sebep veya menfaati olduğu takdirde ilan isteyebileceğini öngörmüş olup, davacı da davada ilan talebinde bulunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucu davalının eylemi FSEK hükümlerine aykırı bulunup aleyhine tazminata hükmedildiğine göre, davacının ilan talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu husustaki talebin reddinin somut kanıtları gösterilmeden ilan talebinin reddi bozmayı gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10214, K. 2011/9105, 20 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama