KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10246 E., 2011/9072 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
887 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Akhisar 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.04.2009 tarih ve 2008/164 - 2009/150 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.07.2011 gününde davacılar avukatı ... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacılar avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalının mudisi olan müvekkillerinin murisinin verilen üretici kartıyla kredi kullandığını, cinayet sonucu 11.01.2007 tarihinde vefat ettiğini, kullanılan kredinin dava dışı sigortadan ödenmesinin, bakiyesinin iade edilmesinin istendiğini, yapılan yazışmalar sonucunda ödeme yapılmadığını, müvekkillerinin kredi borcunu ödediklerini, poliçe priminin tahsil edildiğini, ancak poliçe düzenletilmediğini, primin hesaba iade edildiğini, müvekkillerinin sigortadan faydalanamadığını, davalının eylemi yüzünden zarara uğradığını ileri sürerek, 49.375.00 TL’nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların murisinin kullandığı tarımsal krediyle ilgili olarak müvekkilinin sigorta yaptırma zorunluluğunun bulunmadığını, kredi ilişkisi çerçevesinde hayat sigortası yaptırılmasının müvekkilinin bir hizmeti olduğunu, bu kapsamda anlaşmalı sigorta ile yapılan sözleşmede poliçe teminatı üst limitinin 40.000 YTL olduğunu, bu tutarın üzerinde poliçe düzenlemesini gerektiren kredi limitinin otomatize edilmiş hayat sigortası kapsamı dışında kaldığını, davacıların murisinin kullandığı kredi miktarının anılan tutarı aştığını, ayrıca prim tahakkuku olmadığını, poliçe düzenlenmediğini, oluşmamış sigorta sözleşmesinden sorumlu tutulmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların murisi ile davalı arasında 21.04.2005 tarihli ve 50.000.00 YTL limitli genel kredi sözleşmesi düzenlendiği ve üretici kredi kartı verilerek bu kredinin kullandırıldığı, 25.05.2006 tarihinde 540.00 TL üretici kredi kartı sigorta ücreti açıklamasıyla davacıların murisi hesabına borç yazıldığı, tahsilinin yapıldığı, 19.10.2006 tarihinde ise iptal açıklamasıyla hesaba kaydedilerek iade edildiği, sözleşmenin 9. maddesinde sigorta yaptırma işleminin davalı bankaya yetki olarak tanındığı, mecburiyet teşkil etmediği,
bu yetkinin kullanılmasıyla ilgili sorumluluğun sözleşme ile kredi kullanana yüklendiği, davalının, buna rağmen 16.01.2005 başlangıç tarihli hayat sigortası poliçesi düzenlettirdiği, poliçenin yıllık teminat tutarı 40.000.00 YTL olması nedeniyle otomatik yenilemeye tabi bulunmadığı, 16.01.2006 tarihinde sözleşmenin son bulduğu, davacıların murisinin yenileme talebinin olmadığı, murisin 14.01.2007 tarihinde vefat ettiği, uyuşmazlığın genel kredi sözleşmesinden doğması nedeniyle 4077 sayılı yasanın uygulanmayacağı, muhalif görüşe itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi temel alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözmeye elverişli değildir.
Davacıların murisi ile davalı arasında 21.04.2005 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığı, kredi limitinin 50.000 YTL olarak belirlendiği, ayrıca davacıların murisine üretici kredi kartı verildiği, bu kartın kullanımı ile ilgili olarak dosyaya ibraz edilen hesap özetinde ise tarım kredisi limitinin 50.000 YTL, nakit kredi limitinin 40.000 TL olduğunun bildirildiği ve tarım kredisi hesap özeti açıklamasına yer verildiği hususları çekişmesizdir.
Ayrıca, hesap özetinde kredi hesabından 25.05.2006 tarihinde ‘üretici kart sigorta ücreti’ adı altında 540.00 YTL tahsil edildiği, bu meblağın ‘üretici kart sigortası iptali’ ibaresiyle 19.10.2006 tarihinde hesaba iade edildiği, davacıların murisi kredi kullananın 11.01.2007 tarihinde öldürüldüğü ve kredi borcunun ihtirazi kayıtla 01.05.2007 tarihinde davalıya ödendiği yönleri de dosya kapsamıyla sabittir.
Taraflar arasındaki çekişme, kullandırılan kredi nedeniyle davalının hayat sigorta poliçesi yaptırmasının gerekip gerekmediği, yaptırmaması nedeniyle davacıların bu nedenle uğradığı zarardan sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır. 21.04.2005 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesinin 9. maddesi hükmüne göre davalı bankanın kullanılan krediyle ilgili olarak kredi kullanana dair hayat sigortası yaptırması mecburiyeti bulunmamaktadır.
Hayat sigortası yaptırmak, davalıya bir yetki olarak tanınmıştır. Ayrıca, hesap özetinin eki üretici kart sahiplerine ilişkin açıklamada 18-70 yaş arası üretici kart sahiplerinin, hayat sigortası ile ecel ve kaza sonucu maluliyete karşı bir yıl süreyle güvence altına alınacağı ve bu sigortanın prim tutarı kart ile ilk işlemin gerçekleşmesinden sonra kredi hesabına borç kaydedileceği açıklanmıştır.
Ancak, 21.04.2005 tarihli kredi sözleşmesi ‘genel kredi sözleşmesi’ adıyla imzalanmıştır. Üretici kredi kartıyla ilgili hesap özetinde ise krediden ‘tarım kredisi’ olarak bahsedilmiştir. Bu kredi sözleşmelerinin ayrı sözleşmeler olup olmadığı, ayrı sözleşmeler olduğu tespit edildiği takdirde tarım kredi sözleşmesinde sigorta yaptırılmasına ilişkin hüküm bulunup bulunmadığı, üretici kartın hangi sözleşmeye göre verildiği hususları üzerinde hiç durulmamıştır.
Öte yandan, hesap özetinin davacıların murisine ölmeden önce tebliğ edilip edilmediği de araştırılmamıştır.
Bu durum karşısında, taraflar arasında birden ziyade kredi sözleşmesi imzalanıp imzalanmadığı hususu araştırılıp, birden ziyade kredi sözleşmesi imzalanmış ise üretici kredi kartının hangi sözleşmeye göre verildiğinin tespit edilmesi, üretici kart sigorta priminin tahsil edildiği, yaklaşık dört ay sonra hesaba iade edildiğine dair hesap özetinin davacıların murisine usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğinin belirlenmesi,
tebliği sağlanmışsa artık hayat sigortası yaptırılmaması nedeniyle davacıların, davalıdan bir talebinin olamayacağı, tebliğ edilmemiş ise davalının prim ücreti tahsil etmesine rağmen poliçe düzenlettirmemesi nedeniyle meydana gelen zarardan kural olarak sorumlu olacağı, hayat sigorta poliçesini yaptırdığı sigorta şirketi ile kendisi arasındaki sözleşme koşullarını davacılara karşı ileri süremeyeceği, ancak, prim tahsiline rağmen zamanında poliçenin düzenlettirilmesini takip etmeyen davacıların murisinin zararın meydana gelmesinde müterafik kusurunun da bulunduğu dikkate alınıp,
açıklanan hususlar çerçevesinde uzman bilirkişi kurulundan denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10246, K. 2011/9072, 20 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama