KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10488 E., 2011/9108 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
982 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/02/2009 tarih ve 2007/403-2009/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.07.2011 gününde davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... .... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinden Teknik Yatırım A.Ş’nin kuruluşuna müteakiben girmeyi planladığı yüksek değerli ihaleler için Yüksek Değerli İş Deneyim Belgesine ihtiyaç duyulduğunu, kurucu ortaklardan .... aracılıyla davalı ... ile 9.5.2006 tarihinde inançlı işlem sözleşmesi yapıldığını ve şirketin kurulduğunu, belge karşılığında 300.000 YTL’nın diğer davalı eş ...’nın banka hesabına yatırıldığını, daha sonra davalının belgesinin davalının anlattığı özellikleri taşımadığının anlaşıldığını, bunun üzerine 22.12.2006 tarihli ihtar ile ödenen miktarın tahsilinin talep edildiğini ancak davalının parayı geri ödemediğini ileri sürerek 9.5.2006 tarihli inanç sözleşmesinin feshi ile davalılara ödenen 300.000 YTL’nın faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin inançlı işlem sözleşmesinden doğan yükümlülüğünü yerine getirdiğini, belgenin sözleşmeden önce davacılara verildiğini, ...’ın yanında bir mühendis ile İzmir’e gelerek belgenin verildiği İzmir Büyükşehir Belediyesi Ege Şehir Planlaması Enerji Teknolojik İşbirliği Merkezi A.Ş’den araştırma yaptıklarını, gerekli bilgileri aldıklarını, bu şekilde belge içeriğinden haberdar olduklarını, belgenin resmi bir belge olduğunu, ihaleye katıldıklarını ancak imar problemleri nedeniyle ihalenin iptal edildiğini, halen belgenin davacının kullanımında olduğunu, diğer müvekkilinin bu işle ilgisinin bulunmadığını, hesabı kullanım hakkının müvekkili ...’a ait olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sözleşmenin kurulması aşamasında kandırıldığını ispat edemediği, tacir olan davacıların basiretli davranmadığı gibi sözleşmenin iptali için gerekli objektif ve sübjektif unsurların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 09.05.2006 tarihli inanç sözleşmesinin feshi ile davalılara ödenen 300.000 YTL’nın faizi ile davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkillerinden Teknik Yatırım A.Ş’nin kuruluşuna müteakiben girmeyi planladığı yüksek değerli ihaleler için Yüksek Değerli İş Deneyim Belgesine ihtiyaç duyulduğunu, kurucu ortaklardan .... aracılığıyla davalı ... ile 09.05.2006 tarihinde inançlı işlem sözleşmesi yapıldığını ve şirketin bu amaç ile kurulduğunu, belge karşılığında 300.000 YTL’nın diğer davalı eş ...’nın banka hesabına yatırıldığını, daha sonra belgesinin davalının anlattığı özellikleri taşımadığının anlaşıldığını, müvekkilinin davalının hilesi ile esaslı hataya düşürüldüğünü iddia etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucu,
tacir olan davacının sözleşmeyi akdetmeden önce belge hakkında detaylı olarak araştırması yapması gerektiği, davalının, davacıyı kandırması ile sözleşmenin kurulduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bir hatanın esaslı sayılabilmesi ve iptal hakkı bahşedebilmesi için, BK’nun 24/1-4 ve 25/1. maddelerindeki koşulların bir araya gelmesi gerekir. Esaslı hata, yanılan için o konuda yanılmasaydı sözleşmeyi yapmayacak olduğu ve iş hayatında objektif iyiniyet kuralları gereğince de bu önemi kabul eden belli bir duruma ilişkin öyle bir hatadır ki, onun öne sürülmesi dahi iptal beyanın yapıldığı anda , objektif iyiniyet kurallarına aykırı düşmemelidir.
Hata hem objektif hemde subjektif bakımından esaslı olmalıdır. Subjektif unsur gereğince, hata öyle bir belirgin duruma ilişkin olacaktır ki, yanılan o durumda hata ettiğini bilmiş olsa idi sözleşmeyi yapmayacaktı. Bu husus doktrinde hatanın illi olması , sözleşmenin yapılması ile hata arasında bir nedensellik bağı bulunması şeklinde ifade edilmektedir.
Objektif unsur gereğince ise, iş hayatındaki dürüstlük kuralları yasanın deyimi ile söz konusu belli durum, sözleşmenin iptalini haklı gösterecek bir önemde görülebilmelidir. Bu unsurlar var olduğu takdirde sözleşmenin niteliğinde , eşyada, kişide ve miktarda hataya düşen kişi esaslı hata nedeniyle sözleşmenin irade beyanının iptalini dava edebilir.
Bu açıklamalardan sonra davaya konu olaya gelindiğinde; taraflar arasında düzenlenen 09.05.2006 tarihli sözleşme kapsamından, davacı Teknik Yatırım A.Ş.’nin iştirak etmek istediği ihalelere girebilmek için Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 40.maddesi hükmü uyarınca sahip olması gereken ve davalı ...’a ait İş Denetleme Belgesinin kullanılması amacıyla sözleşmenin düzenlendiği ve bu belgenin kullanılması karşılığında davalı tarafa 300.000 YTL. ödendiği anlaşılmaktadır. Yine anılan Yönetmeliğin 52.maddesi hükmü uyarınca belge, belge sahibi gerçek veya tüzel kişiler dışındaki istekliler tarafından kullanılamaz. Belgeler devredilemez, kiraya verilemez ve satılamazlar. Bu belge sahibinin ortağı bulunduğu tüzel kişilerin ihaleye girebilmesinde, tüzel kişinin yarısından
fazla hissesine sahip olması, her ihalede bu oranın aranması ve teminat süresince (kesin kabule kadar) bu oranın muhafaza edilmesi zorunludur. Ayrıca, yönetmeliğin 52.maddesi uyarınca belge almak için sunulan belgeler ile bu belgelere dayanılarak düzenlenen İş Deneyim Belgesinde yer alan bilgilerin doğruluğundan, belgeyi düzenleyen ve onaylayanlar ile adına belge düzenlenen kişiler sorumludur.
Dava da, İş Denetleme Belge Sahibi olan ..., İnançlı İşlem Sözleşmesinin 1. maddesine göre ortak mühendis olarak İş Deneyim Belgesini kuruluş halindeki şirketin ihalelerde kullanması amacıyla şirkete vererek kuruluş halindeki şirkete %51 oranında hisse ile kurucu ortak olmuştur. Sözleşmeye göre ortaklıkla ilgili herhangi bir hak veya sorumluluğu olmayacaktır. Her türlü alacak ve borçlardan da sorumlu değildir.
Buradan anlaşılan davacı şirket, davalı ... ile tamamen Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 40 ve 52. maddelerinde düzenlenen belgeye sahip olmak, bu belge ile ihalelere katılmak amacıyla sözleşme yapmış ve kurulmuştur. Davacı tarafın sözleşmeden önce İzmir’de belgeyi düzenleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi Ege Şehir Planlaması Enerji ve Teknolojik İşbirliği Merkezi A.Ş. nezdinde araştırma yaptığı tarafların kabulündedir.
Ancak, yukarıda açıklandığı üzere davalı tarafa ödenen para geçerli olan bir belgenin karşılığıdır. Belge geçerli değil ise davalı tarafın sözleşme ile verilen bedele hak kazanması düşünülemez. Dava konusu İş Deneyim Belgesinin Yönetmeliğin 55. maddesi hükmü uyarınca tek sözleşmeye dayalı olarak alınmadığı ve geçersiz olduğu mahkemece alınan bilirkişi raporu ile sabittir.
Bu durumda sözleşmeyi bu amaçla yapan ve şirketi de bu amaçla kuran davacı tarafın, esaslı hataya düştüğünün kabulü gerekir. Zira; eğer davacı bu durumu bilseydi dava konusu sözleşmeyi yapmayacağı açıktır. O halde mahkemece davalı tarafın 09.05.2006 tarihli sözleşme karşılığında aldığı bedeli iade etmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10488, K. 2011/9108, 20 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama