KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10605 E., 2011/10371 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Denizcilik İhtisas Mahkemesi
- Birleşen dava
- İSTANBUL DENİZCİLİK İHTİSAS MAH. 2006/429-2007/92
Karar Metni
814 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 12.02.2009 tarih ve 2005/136 - 2009/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili ve davalı-karşı davacı ...
Taş.San.Tic.Ltd.Şti. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.09.2011 gününde davalı-karşı davacı avukatı .... gelip, davacı-karşı davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalı-karşı davacı avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Çeşme Venedik hattında çalıştırmak üzere feribot satın almak istediğini, davalıların davaya konu feribotun yalnızca boyanıp, altının temizlenmesi, can yelekleri ile tarihi geçen yangın tüplerinin değiştirilmesi dışında bir eksiğinin olmadığını bildirdiklerinden geminin satın alınması hususunda davalı ile anlaştıklarını, gemiyi incelemek için bilirkişi tayin edilmemesi hususunda müvekkilinin ikna edildiğini, yine müvekkilinin sözleşme şartlarını inceleyemeden sözleşmeyi imzaladığını, 116.000 Euro kaporanın bankaya yatırıldığını, müvekkilinin ilanlar ile ilk seferinin 18.6.2004 tarihinde yapacağını bildirdiğini,
ancak acentelerin gemiye yolcu vermeyeceklerini bildirdiklerini zira geminin daha önceki seferinde sorunlar yaşandığının bildirildiğini, davalıların geminin vasfı ve niteliklerini belirtmediklerini, sözleşmeye göre geminin zamanda teslim edilmemesi nedeniyle ve sözleşme içeriğinin hileli yollarla irade fesadı yaratması nedeniyle sözleşmenin butlan nedeniyle feshine, 116.000 Euro’nun 02.06.2004 tarihinden itibaren faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ...’ın davada husumetinin bulunmadığını, davacının geminin klas kayıtlarını kontrol ve kabul ettiğini, gemiyi Tuzla Limanında görüp beğendiğini, gemiyi bulunduğu haliyle kabul ettiği, bu hususlarında sözleşmeye açıkça yazıldığını, davacı tarafın gemiyi gününde teslim almadığı için bu tarihten sonra gemiye personel, yakıt, liman ücreti başta olmak üzere masraf yapıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İşbu dava dosyası ile birleştirilen mahkemenin 2006/429 esas sayılı dava dosyasında davacı ... Ltd. Şti. vekili, davalıların gemi alım satım sözleşmesinden doğan sorumluluklarını yerine getirmediğinden sözleşmenin bu nedenle feshedildiğini, sözleşmenin feshi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığı ileri sürerek fazlaya ait talep ve dava hakı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000 Euro’nun davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, zarar kalemlerini 09.04.2007 ve 12.06.2007 tarihli dilekçeleri ile açıklamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı-karşı davalı tacir olduğundan sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin geçersizlik nedeni olmayacağı, alıcı bakiye borcunu ödemeyerek kendi kusuru ile aktin feshine yol açmış olması nedeniyle verdiği kaparonun iadesini isteyemeyeceği, BK’nun 158.maddesine göre alınan kaparo bir nevi sözleşmenin yapıldığı sırada verilen kararlaştırılan cezai şart hükmünde olup, satıma konu geminin bir yıl önce elde ettiği gelir, geminin bakım ve tutum masrafları, daha düşük fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceği,
aksinin kabulü davaya konu gemiyi daha yüksek fiyata sattığı durumda kararlaştırılan bedelin üzerindeki nakdi miktarı ön anlaşma yaptığı alıcıya vermesi düşünülemeyeceğinden zararın kaparo ile sınırlı olup kaparo satıcıda kalmasına göre birleşen davanın reddi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ve davalı-karşı davacı ... Ltd.Şti. vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalılardan Çeşme-Venedik hattında çalıştırmak üzere feribot satın aldığını ancak davalıların geminin vasfı ve niteliklerini belirtmediklerini, sözleşmenin İngilizce metin olarak hazırlandığını, müvekkilinin İngilizce bilmediğini belirtmesine rağmen sözleşmeyi imzalamaya ikna ettiklerini, müvekkilinin sözleşme şartlarını inceleyemeden sözleşmeyi imzaladığını ileri sürerek sözleşmeye göre geminin zamanda teslim edilmemesi nedeniyle ve sözleşme içeriğinin hileli yollarla irade fesadı yaratması nedeniyle sözleşmenin butlan nedeniyle feshine,
116.000 Euro’nun 02.06.2004 tarihinden itibaren faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacının denizcilik alanında çalışan tacir olması nedeniyle basiretli tacir gibi davranması gerektiğinden sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin geçersizlik nedeni olmayacağı, davacının bakiye borcunu ödemeyerek kendi kusuru ile aktin feshine yol açmış olması nedeniyle verdiği kaparonun iadesini isteyemeyeceği, BK’nun 158.maddesine göre alınan kaparo bir nevi sözleşmenin yapıldığı sırada verilen kararlaştırılan cezai şart hükmünde olup, satıma konu geminin bir yıl önce elde ettiği gelir, geminin bakım ve tutum masrafları,
daha düşük fiyata satılması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun’un 1. maddesi gereğince, Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler, Türkiye
dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve defterlerini Türkçe tutmağa mecburdurlar. Bu itibarla mahkemece, Türkiye’de bulunan taraflar arasında İngilizce olarak düzenlenen sözleşmenin bu kanun kapsamında geçerli olup olmadığının tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekili sair ve davalı-karşı davalı ... Ltd. Şti. vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10605, K. 2011/10371, 15 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama