KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10843 E., 2010/5321 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
778 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.03.2009 tarih ve 2008/134-2009/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.05.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, mülkiyeti Antalya Büyükşehir Belediyesi' ne ait otobüs terminalinin işletilmesi işinin Belediye tarafından davalı şirkete ihale edildiğini, onun tarafından da D2-25 nolu müstakil ünitenin müvekkili şirkete kiralandığını, davalı tarafından müvekkili şirkete tebliğ edilen 25.12.2007 tarihli yazı ile şirketlerine ait olmayan otobüslerin müvekkili şirketin kiracısı olarak bulunduğu müstakil üniteden kaldırıldığından bahisle 1.kez ikaz yapıldığının bildirildiği,
08.01.2008 tarihli yazı ile ise 1.000,00 YTL para cezası cezalandırıldıklarını, bilahare verilen sürede cezayı yatırmadıklarından bahisle 16.01.2008 tarihli yazıyla 3.000,00 YTL para cezası ile cezalandırıldıklarının taraflarına bildirildiğini, davalı-kiracı tarafından ihlal edildiği iddia edilen Bilet Satış Gişeleri ve Şirket Büroları Özel Şartnamesinin 10.maddesinin müvekkilince ihlal edilmediğini, davalının söz konusu iddiaları bir an için kabul edilse dahi Özel Şartnamenin 10.maddesinin yollaması ile ek şartnamenin 9.17.maddesi gereğince müvekkiline ceza kesilmesinin mümkün olmadığını,
kaldı ki davalı kiracı ile müvekkili şirket arasındaki şifahi sözleşme gereğince müvekkili hakkında söz konusu yaptırımın uygulanamayacağını, yine davalının fiili duruma muvafakat ettiği, şartname hükümleri arasında çelişki bulunduğundan öncelikle sözleşme hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini, Karayolları Taşıma Yönetmeliğinin 51.maddesinde terminal işletmecilerinin yetkilerinin açıkça ve tek tek sayıldığını, söz konusu hükme göre kiracının dava konusu yaptırımları uygulama hak ve yetkisinin bulunmadığı,
davalının açıkça kötü niyetli olduğunu ileri sürerek "Antalya Büyükşehir Belediyesi Otogar İşletmesi Bilet Satış Gişeleri ve Şirket Büroları Özel Şartnamesi" ve "Sözleşme Ek Şartnamesi" nin açıklanan maddelerinin yoklukla malul olduğunun tespitine ve iptaline, davalı tarafından uygulanan yaptırımların hukuka aykırı olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yoklukla malül sayılmasını istediği özel şartname ile sözleşme ek şartnamesinin Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanmış ve otogar kiralanmasında ihale dosyası kapsamındaki belgelerden olduğu, şartnamelerin iptali talep ediliyorsa bu takdirde idari yargıda Belediye aleyhine dava açılmasının gerektiğini, ilk kontrol tarihinden sonra yapılan kontrollerde de davacının birden ziyade firmalarla çalıştığının belirlenmesi üzerine ceza uygulaması yapıldığını, davacı adına peron alan şirketlerin ve taşıyıcıların müvekkili şirketle alt kiracılık sözleşmelerinin bulunmadığı, uygulanan yaptırımların sözleşmeye hiçbir aykırılığının bulunmadığı, sözleşmenin feshi için müvekkilince dava açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, gerek taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve eki şartnameler, gerekse davalı kiracı ile kiralayan belediye arasında imzalanan sözleşme ve eki şartnameler hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde alt kiracı konumunda bulunan davacı şirketin kiraladığı üniteden sadece kendi şirketine ait araçları kaldırma hakkının bulunduğunun kabulünün gerektiği, davalı tarafça uygulanan ve çekişme konusu olan yaptırımları da sözleşme ve eki şartnameler hükümlerine uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mülkiyeti Antalya Büyükşehir Belediyesine ait otobüs terminalinin işletilmesi işi ihale ile davalıya verilmiş, söz konusu ihale sonucuna göre terminalde bulunan DZ 25 kod numaralı müstakil ünite ise kiracı tarafından alt kira sözleşmesi ile davacıya kiralanmıştır.
Ancak, davalı tarafından davacıya ait üniteden davacı şirkete ait olmayan otobüslerin kaldırıldığından bahisle Bilet Satış Gişeleri ve Şirket Büroları Özel Şartnamesinin 10.maddesinin yollamasıyla sözleşme ek şartnamesinin 9.17.maddesi uyarınca para cezaları uygulanmıştır.
Söz konusu Bilet Satış Gişeleri Özel Şartnamesinin 10.maddesinde davacıya alt kira sözleşmesi ile verilen ünitenin de yer aldığı bir kısım ünitelerin D1 belgeli firmalara tahsisli olduğu ve bu firmaların bir firma ismi yazma hakkına sahip olup, ikinci bir firma yazmak isteyen alt kiracının kira bedelinin % 50 oranında artırılmasını peşinen kabul edeceği belirlenmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme eki şartnamesinin 9.17.maddesinde ise yönetmelik, sözleşme ve şartnameye uymayan alt kiracılara kiracı tarafından uygulanacak müeyyideler gösterilmiştir.
Görüleceği üzere söz konusu madde metinlerinde davacının sadece tüzel kişilik olarak kendi adına kayıtlı otobüsleri kirasında olan üniteden kaldırabileceğine dair bir hüküm yoktur.Yapılan işin gerekleri dikkate alındığında davacının söz konusu üniteden "METRO" grup firmalarına ait tüm otobüsleri kaldırabileceğinin kabulü gerekmektedir.
Mahkemece muarazanın giderilmesi isteminin bu çerçevede ele alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10843, K. 2010/5321, 13 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama