KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10930 E., 2010/188 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/10/2007 gün ve 2007/94-2007/566 sayılı kararı bozan Daire’nin 25.06.2009 gün ve 2008/2211 - 2009/7811 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete 05.02.2001 tarihinde ihtarname keşide ederek kâr ve zarara katılma hesabının bitim tarihi olan 06.02.2001 tarihi itibariyle mevduat hesabına dönüştürülmesini istediğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı nezdindeki kâr zarara katılma hesabının yasal olarak mevduat hesabı haline dönüştüğünün tespitine, mevduat hesabına dönüşen bedel kadar alacağın ihtar tarihi itibariyle bulunduğuna, 14.759,00 USD alacağın ihtar tarihi itibariyle reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında kâr ve zarara katılma hesabı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların başlangıçta kâr zarar ortaklığı için akit kurduğu ve her iki tarafın icap ve kabulüyle sözleşmenin gerçekleştiği; ancak, davacının tek taraflı irade beyanıyla bu sözleşmeyi mevduat hesabına dönüştürmeyi isteyerek icabını davalı Finans kurumuna ihtarname çekerek ilettiği, davalı finans kurumunun davacının bu icabını kabul ettiğine ve hesabı mevduat hesabına dönüştürdüğüne dair kabulünün bulunmadığı, davalı vekilinin ısrarla hesabın kâr ve zarar hesabı olduğunu savunduğu, bu nedenle yeni teklifin davalı tarafından kabul edilmediği,
eski kâr ve zarar ortaklığının devam ettiği, davacının yatırdığı parayı mevduat hesabındaymış gibi geri almasının söz konusu olamayacağı, ancak tasfiye halinde payına düşebilecek kâr veya ana para var ise onu talep edebileceği, bu haliyle dava açma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.06.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10930, K. 2010/188, 12 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama