KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11024 E., 2010/184 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.02.2007 gün ve 2005/50-2007/39 sayılı kararı bozan Daire’nin 11.05.2009 gün ve 2008/265-2009/5674 sayılı kararı aleyhinde davalı TMSF vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın dava dışı ATGS Dış Tic.A.Ş.’ye kredi kullandırdığını, bu kredinin teminatı olmak üzere davalı bankanın 3 adet teminat mektubu verdiğini, kredi kullanan ATGS firmasının kredi borcunu zamanında ödemeyip temerrüde düşmesi üzerine davalı bankadan teminat mektuplarının tazmin edilmesinin talep edildiğini ancak tazmin edilmediğini, dava tarihine kadar toplam 2.118.730.079.747 TL borcun ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000.000.000 TL’nın temerrüt faizi ve BSMV ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı ATGS firmasının 01.02.2001, 07.02.2001, 12.02.2001 tarihli teminat mektuplarının ödenmesi talimatı üzerine dava dışı firmanın müvekkili bankada blokeli hesapların çözülmesi suretiyle dava konusu teminat mektuplarının karşılığının davacı bankaya EFT yolu ile transfer edildiğini, teminat mektuplarının konusuz kaldığını, davacının kötüniyetli olarak ATGS firmasının kredi borcunu tahsil etmeye çalıştığını savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı ATGS firması tarafından davalı bankaya verilen EFT talimatları, T.C.Merkez Bankası tarafından belirlenen efektif satış döviz kuruna göre belirtilen tutarların yapılan ödeme tarihlerinin davalı savunmasını doğruladığı, davacı bankaya EFT yoluyla transfer edilen miktarlar ile teminat mektuplarındaki miktarların hemen hemen aynı olduğu, aradaki küçük farkın 2001 yılında döviz kurundaki aşırı dalgalanmadan kaynaklandığı,
T.C.Merkez Bankası’nın 01.02.2001, 07.02.2001, 12.02.2001 tarihli döviz satış kurlarına göre belirlenen miktarların teminat mektuplarının TL karşılığına tekabül ettiği, söz konusu tarihlerdeki EFT tutarlarının her birinin teminat mektubu bedellerini karşılamakta olduğu, davalı bankanın dava dışı ATGS firmasının ödemeye ilişkin müracatlarını davacı bankanın teminat mektuplarının tazminini talep ettiği şeklinde yorumladığı,
davalı banka tarafından davacı bankaya gönderilen 12.02.2001 tarihli yazı içeriğine göre, her bir EFT tutarı ve her bir havaleye ilişkin olarak ilgili teminat mektupları belirtilerek dava konusu teminat mektuplarının iadesinin istendiği, davalının dava konusu teminat mektuplarının bedelini ATGS firmasının davalı bankada mevcut bloke konulmuş hesaptaki blokenin kaldırılarak bu hesaptan davacı bankaya ödediği hususunun da davalı savunmasını desteklediği,
basiretli bir banka yönetiminin dava dışı firmanın başka bir kredi borcunu kendi lehine blokeli hesapları kullanarak ödemeyeceğinin gözden kaçırılmaması gerektiği, davacı banka EFT dökümlerinde hiçbir açıklama bulunmadığını savunmakta ise de basiretli bir bankanın açıklama bulunmayan EFT ile kendisine gönderilen havalenin ne için gönderildiğini araştırarak sonucuna göre işlem yapması gerekirken herhangi bir araştırmaya girmeyip kredi borcuna karşılık yapıldığını kabul edip gönderilen parayı ATGS firmasının borcuna mahsup etmesinin uygun olmadığı,
davacıya davalı tarafından EFT yoluyla yapılan ödemenin teminat mektupları karşılığı yapıldığı ve davalının teminat mektuplarından kaynaklanan bir borcunun kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.05.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
Davalı TMSF vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı TMSF vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11024, K. 2010/184, 12 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama