KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11128 E., 2010/1524 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.11.2007 gün ve 2004/676-2007/331 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.06.2009 gün ve 2008/4087-2009/7840 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin yaptığı işlerin karşılığı olarak diğer davalı Mersin İl Özel İdaresi nezdinde tahakkuk etmiş ve edecek olan hak edişlerinden 400.000.000.000 TL'nın davalı şirket temsilcisinin verdiği vekaletname ve yetkiye binaen ... isimli şahıs tarafından 28.01.2003 tarihli temlikname ile müvekkiline temlik edildiğini, bu temliknameye dayalı olarak müvekkiline 60.800.000.000 TL'nın davalı İl Özel İdaresi tarafından ödendiğini, ancak davalı şirketin 24.01.2003 tarihli azilname ile ...’u vekillikten azletmiş olduğunu,
bu azilnameden sonra davalı İdarenin yeni bir temlikname veya muvafakatnameyi gerekli görmesi üzerine davalı şirketin temliknameye muvafakat ettiğine dair 30.06.2003 tarihli karşılıklı beyan ve muvafakatnamenin düzenlenmiş olduğunu, buna rağmen davalı İdarenin müvekkiline ödenmesi gereken hak edişleri icra dosyasına ve başka temliklere ödediğini, temlikname uyarınca müvekkiline ödenmesi gereken hak edişlerin ödenmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla 65.000.000.000 TL alacağın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Mersin İl Özel İdaresine izafeten Mersin Valiliği vekili, müvekkilinin azilnameyi 29.01.2003 tarihinde, temliknameyi ise 31.01.2003 tarihinde öğrenmiş olduğunu, bu durumda yapılan temlikin geçersiz bulunduğunu, 30.06.2003 tarihli “Karşılıklı Beyan” adı altındaki muvafakatname ile müvekkili tarafından geçersiz temlike dayalı olarak davacıya yapılan ödemelerin geçerli hale getirilmiş olduğunu, geçersiz bir temlik karşısında temlik alacaklısına ödeme yapılmasının mümkün olmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece davalı şirket tarafından verilen 30.06.2003 tarihli muvafakatnamenin geçersiz temlik uyarınca davacıya yapılan önceki ödemelere icazet verilmesi sonucunu doğuracağı, bu muvafakatname ile daha önce geçersiz olan ve yetkisiz vekil tarafından yapılmış temlik işleminin geçerli hale gelmeyeceği, bu nedenle İdarenin icra dosyasına ödeme yapmasının doğru olduğu sonucuna varılarak, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2008/4087 E, 2009/7840 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, temlik alacaklısı davacının temlik konusu bakiye alacağının davalılar temlik veren ve temlik borçlusundan tazmini istemine ilişkindir.
28.01.2003 tarihli temlikname ile ... İnş.Tic.Ltd.Şti vekili ... tarafından ... İnşaat Ltd.Şti’nin davalı idareden olan alacağından 400.000.000.000 TL’si davacıya temlik edilmiştir. Vekilin 24.01.2003 tarihinde azledildiği ve bu azilnamenin 29.01.2003 tarihinde davalı idareye geldiği anlaşılmakta ise de davalı idarece 26.05.2003 ve 02.06.2003 tarihlerinde temlik alacaklısına ödemeler yapıldığı dosya kapsamıyla sabittir.
Borçlar Kanunu’nun 398.maddesinde “Vekilin vekaletinin nihayet bulduğuna ıttıla peyda eylemeden evvel yaptığı işlerden müvekkil veya mirasçıları, vekalet baki imiş gibi mesuldür.” hükmü getirilmiş olup, bu durumda vekilin vekaletten azlini 28.01.2003 tarihinden önce öğrenip, öğrenmediği saptanarak sonucuna göre temliğin geçerli olup, olmadığının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2008/4087 E,
2009/7840 K sayılı onama kararının kaldırılarak kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11128, K. 2010/1524, 11 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama