KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11429 E., 2011/3772 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.04.2009 tarih ve 2006/9 - 2009/124 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalılardan ... arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalının da kefil olduğunu, sözleşmeye istinaden davalı müşteriye çek yaprağı verildiğini, davalı müşteri elindeki her bir çek yaprağı için müvekkili bankanın sorumlu olduğu teminat miktarı 5.560 TL’nın müvekkilince görülen lüzum üzerine depo edilmesinin gerektiğini ileri sürerek, anılan meblağın depo edilmesini ve komisyon ile nakte dönüşmesi halinde faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ..., davaya konu sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı da davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu edilen çek koçanlarının davalılardan ...’na teslim edilmediğinin ve çeklerdeki keşideci imzasının da bu kişiye ait olmadığının Adli Tıp raporuyla belirlendiği, asıl borçlu için borç doğmadığından diğer davalı kefilin de sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11429, K. 2011/3772, 4 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama