KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11616 E., 2010/892 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.11.2007 gün ve 1999/758 - 2007/388 sayılı kararı bozan Daire’nin 29.06.2009 gün ve 2008/4042 - 2009/7977 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İzmir 1.Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın teminatı olarak 16.04.1992 tarihli sorumluluk miktarı 17.000.000.000.-TL olan teminat mektubu verdiğini, ağır ceza mahkemesindeki dosyanın 19.04.1995 tarihinde sonuçlandığını, riskin bu tarihte gerçekleşmesine rağmen davalının teminat mektubunu nakde çevirtmediğini, iki yıl sonra ek karar alıp nakde çevrilmesini istediğini, 08.08.1997 tarihinde isteğin hemen yerine getirildiğini, hem teminat mektubu metnini içeriği hem de kendi kusuru ile davalının gecikme faizi talep etmesi mümkün değilken talepte bulunduğunu, işlemin iptali için idari yargıda dava açıldığını,
uyuşmazlığın adli yargıda görüleceği gerekçesiyle davanın görev nedeniyle ret edildiğini, ihtirazi kayıtla davalıya 09.01.1998 tarihinde 78.460.357.000.-YTL ödeme yapıldığını, faiz isteminin haksız olduğunu ileri sürerek, bu meblağın ödeme tarihinden itibaren cari ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kaçakçılıkta kullanılan dava dışı donatana ait gemiye el konulduğunu, uyuşmazlığa konu kesin ve süresiz teminat mektubunun verilmesi ile geminin sefere çıkmasına izin verildiğini, ceza dosyasında geminin zoralımına, bunun mümkün olmaması halinde mezkur teminat mektubunun Hazine’ye irat kaydına hükmedildiğini, bu kararın 05.12.1995 tarihinde kesinleştiğini, geminin aranmasına rağmen zoralım kararının yerine getirilemediğini, ceza kararında açıklandığı üzere teminat mektubunun nakde çevrildiğini, davacının basiretli tacir gibi davranmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından verilen teminat mektubunda sadece yüklenecek para cezaları, masraflar ve mahkeme giderlerinin ödeneceğinin taahhüt edildiği, herhangi bir faiz kaydının mevcut olmadığı, toplam sorumluluğun 17.000.000.000.-TL ile sınırlı tutulduğu, davacının ihtirazi kayıtla ödediği meblağı istirdadında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 78.460.357.000.-TL’nın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2008/4042 Esas, 2009/7977 Karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle taraflar yararına bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11616, K. 2010/892, 28 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama