KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11808 E., 2011/7166 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
495 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.05.2009 tarih ve 2007/215-2009/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.06.2011 gününde davacı vekili avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının Çamdibi Şubesinde hesabı bulunduğunu, bu hesabından 26.04.2006 tarihinde 40.000.00 YTL para çekildiğini, bir talimatının olmadığını, hesap bilgilerinin talep edilmesine rağmen uzun süre verilmediğini, normal teftiş sırasında yapılan başvuruda para çekilmesine ilişkin dekontun alınabildiğini, müvekkili temsilcisinin imzasının olmadığının ortaya çıktığını, talebe rağmen paranın iade edilmediğini ileri sürerek, anılan meblağın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hesabının avans kredi hesabı olduğunu, anılan tarihte belirtilen meblağın çekildiğinin doğru olmakla birlikte tamamen davacının bilgisi ve muvafakati dahilinde çekilerek karşılıklı işlemle aynı şubenin bir başka müşterisi olan ... firmasının kredi hesabına 5.000.00 YTL daha eklenerek aktarıldığını, işlemin sözlü mutabakatla gerçekleştirildiğini, sonrasında bu firmanın 26.05.2006 tarihli talimatıyla davacı hesabına 50.000.00 YTL yatırıldığını, işlemlerin karşılıklı yapıldığını, davacının hesabından çekilen paranın iade edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının, davalı nezdinde hesabı bulunduğu, bu hesaptan yazılı talimatı olmadan 26.04.2006 tarihinde 40.000 YTL çekildiği, yapılan işlemin bankacılık mevzuatına aykırı olduğu, her ne kadar çekilen paranın aktarımı konusunda yazılı talimat bulunmaz ise de 50.000.00 TL’nin 26.04.2006 tarihinde ...’ın hesabından davacı hesabına iadesi konusunda dosyada yazılı bir ödeme talimatının yer aldığı, bu belgede açıkça ‘50.000.00 TL’nin 26.04.2006 tarihinde şubeniz ile Tulon Tur.
Ltd. Şti. ile sağlanan mutabakatla Tulon Tur. Ltd. Şti. kredi hesabından çekilerek hesabıma yatırılan 40.000.00 TL lik borcuma karşılık olarak Tulon Tur.Ltd.
Şti. kredi hesabına yatırılmasını rica ederim’ ifadesine yer verildiği, bunun tarih içermemesi nedeniyle delil niteliğinin tartışmalı olduğu, yatırılan bu paranın davacının ortağı tarafından şirket hesabına yatırıldığının bildirildiği, defter ve kayıtlarda yer aldığı, ancak dayanak olarak bilgisayar çıktısının bulunduğu, bu haliyle yazılı delil başlangıcı sayılacağı, davacıya tanık dinletme imkanı verildiği, başka yazılı kanıt sunmadığı, parayı yatıran ...’ın re’sen tanık olarak dinlendiği,
anılan kişinin dilekçeyi kendisinin yazdığını ve bankanın kendisine yardım amacıyla işlemleri yaptığını, hesabın kime ait olduğunu bilmediğini, parayı sonradan iade ettiğini söylediği, davacının yemin deliline dayanmayacağını açıkladığı, davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11808, K. 2011/7166, 14 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama