KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1192 E., 2010/12390 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
668 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.03.2008 tarih ve 2007/570-2008/86 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak asıl davada ... dışında kalan davacılar vekili ile birleşen 2001/1812 E. ve birleşen 2001/2130 E. sayılı dava dosyalarının davacıları tarafından vekillerince ayrı ayrı istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.11.2010 gününde davacılar ..., ... vekili Avukat .... davacı ... vekili Avukat... ile davalı Birleşik Fon Bankası A.Ş. vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen davacılardan ... ile yine davacılardan ....ve ... vekili duruşmaya gelmedi,
temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve Birleşen davalarda davacılar vekilleri, müvekkillerinin davalı bankanın eski yönetim kurulu üyeleri ve denetçileri olduklarını, davalı bankanın 24.08.2001 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan 1996-1999 hesap dönemlerine ilişkin olarak geçmiş yıllar genel kurullarında oluşturulan ibra kararlarının hükümsüz sayılmasına ve kaldırılmasına ayrıca haklarında şahsi sorumluluk davası açılmasına ilişkin (4) nolu kararın hukuken geçersiz ve mutlak butlanla malül olduğu,
aynı genel kurul toplantısında objektif iyi niyet kurallarına aykırı biçimde alınan 01.01.2001-15.03.2001 tarihleri arasında görev yapan yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerin ibra edilmemelerine ve haklarında sorumluluk davası açılmasına dair (5) nolu kararın müvekkillerinin ibra edilmelerinin gerektiğini ileri sürerek iptal edilmesi gerektiği, yine davalı bankanın 16.08.2001 tarihinde yapılan 2000 yılı faaliyet döneminin objektif iyi niyet kurallarına aykırı biçimde alınan müvekkillerine yönelik (ibra edilmeme) ve sorumluluk davası açılmasına ilişkin (5) ve (7) nolu kararların iptalinin gerektiğini ileri sürerek,
24.08.2001 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan (4) nolu kararın hukuken geçersiz ve mutlak butlanla malül olduğunun tespiti ile iptaline, aynı genel kurul toplantısında objektif iyi niyet kurallarına aykırı biçimde alınan (5) nolu ve 16.08.2001 tarihli genel kurul toplantısında alınan (5),(6) ve (7) nolu genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, davacıların kanunların ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevlerini yerine getirmeyerek suç teşkil eden iş ve işlemleri sonucu bankayı zarara uğratmaları nedeniyle 15.03.2001 tarihli BDDK kararıyla hisseleri, yönetim ve denetiminin TMSF’na devredildiğini, alınan genel kurul kararları uyarınca davacılar haklarında mali sorumluluk davası açıldığını, iptal davasının üç aylık hak düşürücü süresinde açılmadığı, 16.08.2001 ve 24.08.2001 tarihli genel kurul kararlarının emredici hukuk kurallarına tamamen uyularak alınan geçerli kararlar olduğunu belirterek asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davalı bankanın fona devrinden sonra TMSF tarafından davaya konu genel kurullarda alınan kararlar gereğince bankanın eski yönetenleri ve denetçileri olan davacılar hakkında İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/1855 E.sayılı dosyasında davacılar hakkında şahsi sorumluluk davası açıldığı ve davanın derdest olduğu,
davacıların iddialarını açılan sorumluluk davasında savunma olarak ileri sürebilecekleri bu nedenle bu davaları açmakla hukuki menfaatlerinin bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davada davacı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen 2001/1796 E. sayılı dosyada davacı ... tarafından açılan davanın HUMK’nun 409/son maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, diğer davacılar yönünden asıl ve birleşen davaların hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Karar asıl davada ... dışında kalan davacılar vekili ile birleşen 2001/1812 E. ve birleşen 2001/2130 E. sayılı dava dosyalarının davacıları vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada ... dışında kalan davacılar vekili ile birleşen 2001/1812 E. ve birleşen 2001/2130 E. sayılı dava dosyalarının davacıları vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1192, K. 2010/12390, 2 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama