KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12145 E., 2010/1855 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.10.2007 gün ve 2006/548-2007/192 sayılı kararı onayan Daire’nin 15.06.2009 gün ve 2008/3163-2009/7253 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin pek çok Avrupa ülkesinde tescilli olan “RİCH” markasının Madrid Anlaşması ve Madrid Protokolüne göre başta menşe ülkesi Almanya olmak üzere korunduğunu, bu ibarenin “zengin” anlamına geldiğini ve bu anlamıyla pek çok gıda ürünlerinde davacının tesciller yaptırdığını, 3 ncü sınıf emtia için davalı nezdinde yaptıkları tescil isteminin en son YİDK tarafından 556 sayılı KHK’nin 7/1-c maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, oysa bu ibarenin nitelik bildirmediğini ileri sürerek, kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kararın doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, anılan ibarenin Türkçe karşılığının birincil olarak “zengin” anlamına geldiği, ürünleri doğrudan tanımlamadığı, besinler yönünden dolaylı zihni bir çaba ile ikincil anlamı olan “bereketli, verimli, değerli, pahalı, bol” anlamında kullanılacağı, anılan sınıf kapsamındaki ürünleri doğrudan tanımlamadığı, yiyeceğin yağ, un veya şeker yönünden zengin olduğunu ifade etmek için bir sıfat tamlaması niteliği taşıdığı 7/1-c engelinin oluşması için mal ile uzaktan ilişki kuran basit hatırlatmalar veya dolaylı anlatımları içermesinin yeterli olmadığı,
ek zihni çaba gerekmeden cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, coğrafi kaynak veya değerini doğrudan tanımlaması halinde bu engelin oluşacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı TPE vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2008/3163 E,2009/7253 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12145, K. 2010/1855, 18 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama